Sıkça Sorulan Sorular

Hukuki sorununuzun çözümü için ihtiyaç duyduğunuz avukatlık hizmetlerini sunuyoruz.

Türk Hukuk Sistemi hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Türk Hukuk Sistemi Nedir?

Dünyada başlıca dört hukuk sistemi vardır; Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, Anglo-Sakson Hukuk Sistemi, İslam Hukuk Sistemi ve Sosyalist Hukuk Sistemi.

Türk Hukuk Sistemi, yazılılık esasına dayanan Kıta Avrupası hukuk sistemine dahildir. Türk hukuk sisteminin yazılılık esasına dayanması hukuk kurallarının Anayasa, Milletlerarası Sözleşmeler, Kanunlar, Yönetmelikler ve diğer mevzuat hükümleri ile yazılı olarak bilinmesi anlamına gelir. Türk hukuk sisteminde hukuk kuralları yazılıdır. Bu sayede hukuki konularda birlik ve kesinlik sağlanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Temel İlkeleri Nelerdir?

Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Resmi dili Türkçe, bayrağı beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Başkenti Ankara olup, milli marşı “İstiklal Marşı”dır.

Yukarıda yer verilen bilgiler aslında Türk Hukuk Sistemi konusunda da aydınlatıcıdır.

Tanımlarda bahsi geçen, cumhuriyet, insan haklarına saygılı olmak, demokratik olmak, laik olmak, sosyal devlet olmak ve hukuk devleti olmak şeklindeki yükümlülükler Türk Hukuk Sisteminin de temelini oluşturan ilkelerdir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ana güçleri 3’e ayrılmıştır ve birbirlerini denetleyebilme sistemine bağlanmıştır; Yasama yetkisi, Yürütme Yetkisi ve Görevi ve Yargı yetkisi.

Türk Hukuk Sisteminin Kaynakları Nelerdir?

Türk Hukuk Sisteminde, ana kaynaklar ve yardımcı kaynaklar vardır. 

Ana kaynaklar; herkesi bağlayıcı kuralları ifade eder. Anayasa, Milletlerarası Sözleşmeler, Kanunlar, Kanun Hükmünde Kararnameler, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri,  Yönetmelikler, Tüzükler, Genelge, Sirküler, Kararnameler. Bununla birlikte Yargıtay ve Danıştay’ın İçtihadı Birleştirme Kararları ile Anayasa Mahkemesi kararları da bağlayıcı olup ana kaynaklar arasındadır.

Yardımcı kaynaklar ise; Doktrinler (Bilimsel görüşler), İçtihatlar (Yargı kararları) dır. Yardımcı kaynaklar bağlayıcı olmayıp, hukuk uygulayıcılarına uygulamalarda yardımcı olması ve yol göstermesi açısından önemlidir.

Türk Hukuk Sisteminde Temel Hak ve Özgürlükler Nelerdir?

Türk hukuk sisteminin en önemli kaynağı hiç şüphesiz Anayasa’dır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sı İkinci Kısım olarak Temel Haklar ve Ödevler’e yer vermiştir. Buna göre; herkes, kişiliğine bağlui dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahiptir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sında belirtilen hakların kapsamı ve sınırları kanunlar ile düzenlenmiştir.

Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirtilen temel hak ve özgürlükler de herkesi bağlayıcıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirtilen temel hak ve özgürlüklerin ihlali halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne müracaat da mümkündür.

Türk Hukuk Sisteminde Hukuki Uyuşmazlıklar Nasıl Çözülür?

Türk Hukuk Sisteminde belirtilen temel hak ve özgürlüklerin ihlali durumunda başvurmanız gereken mekanizmalar, başvuru süresi ve uyuşmazlığın tespiti ya da çözümlenmesi için gereken usul kuralları da yazılıdır.

Temel hak ve özgürlüğünüzün kısıtlanması, sınılandırılması, ihlal edilmesi durumunda öncelikle; hak ve özgürlüğünüzün hangi mevzuat hükümlerinde düzenlendiğini tespit etmeniz, ardından böyle bir ihlal durumunda mevzuat ne yapmanız gerektiğini öngörmüş ise öncelikle o yola müracaat etmeniz gerekecektir.

Hukuki sorununuzun çözümü için öncelikle idari kurum ve kuruluşlara başvuru yapmanız gerekebilir.

Hukuki sorununuzun çözümü için özel hukuk kişilerine başvuru yapmanız, ihtar göndermeniz gerekebilir.

Hukuki sorununuzun çözümü için zorunlu arabuluculuğa başvurmanız gerekebilir.

Hukuki sorununuzun çözümü için dava açmanız gerekebilir.

Hukuki sorununuzun çözümü için tahkim yoluna veya hakem heyetine başvurmanız gerekebilir.

Hukuki sorununuzun çözümü için icra takibi başlatmanız gerekebilir.

Bu çözüm yollarının birini veya bir kaçını aynı zamanda yapmanız gerekebilir. Ya da birine yaptığınız başvuru diğerini yapmanızı engelleyebilir.

Yukarıda bahsedilen çözüm yollarına başvurular çoğunlukla belli bir sürede ve belli bir usulde yapılmak zorundadır.

Hukuki sorununuzun çözümünde yapacağınız başvurularda haklı çıkma ve haksız çıkma ihtimalinizi değerlendirmelisiniz. Özellikle haksız çıkmanız durumunda sizi ne gibi risklerin beklediği konusundaki bilgi sahibi olmalısınız. Aksi takdirde hukuki sorununuzu çözemediğiniz gibi başınıza başka sorunlar da açma ihtimaliniz söz konusu olabilecektir.

Bu başlık altında bahsettiğimiz hususları bir örnek ile açıklamaya çalışalım;

İkamet izninizin uzatılması için Valiliğe süresi içerisinde başvuru yaptığınızı ancak ikamet izninizin uzatılması başvurunuzun reddedildiğini varsayalım. Bu durumda yapılması gereken öncelikle “İkamet İzni ve İkamet İzni Uzatılması” hakkınızın hangi mevzuatta düzenlendiğini tespit etmek olacaktır.
Mevuzatın tespit edilmesine öncelikle hukuk kuralları hiyerarşisinin en üstünden altına doğru ilerlemek doğru olacaktır. Hakkınızın ihlal edildiği konu “ikamet izninin uzatılması” talebi olduğundan bu konu yerleşme hakkının kapsamındadır.

Anayasa’nın 23’üncü maddesine göre; Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 24’üncü maddesinde; İkamet izinleri valiliklerce uzatılabilir. Hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca Kanun 25’inci maddesinde; “İkamet izni talebinin reddi, iznin uzatılmaması veya iptali, yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Tebligatta, yabancının karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabileceği ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.” şeklinde kurala yer verilmiştir.

Yabancılar ve Uluslarası Koruma Kanununun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 29’uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “İkamet izni başvurusunun reddi, iptali eya uzatılmaması kararı yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına ebliğ dilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Kanun’un 80’inci maddesinde; “İlgili kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edilebilir. Ancak 68 inci, 72 nci ve 79 uncu maddelere göre verilen kararlara karşı sadece yargı yoluna başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yönetmeliğin 99’uncu maddesinde ; “İdari gözetim, kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirme kararları hariç, uluslararası koruma başvurusuyla ilgili idari kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edilebilir.” hükmüne, 101’inci maddesinin birinci fıkrasında “Kabul edilemez başvuru ile hızlandırılmış değerlendirme kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde başvuru sahibi veya avukatı ya da yasal temsilcisi yetkili idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir.” şeklinde maddenin ikinci fıkrasında ise “ İdari gözetim, kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirme kararları dışında alınan idari kararlara karşı kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesine başvurulabilir.” şeklinde hükme yer verilmiştir.

Örneğimizde “İkamet İzni Uzatma Başvurusunun Reddedilmesi” şeklindeki hukuki sorunun çözümlenmesi için öncelikle tespit edilmesi gereken mevzuat hükümleri yukarıdaki gibidir. Mevzuata göre iki yol sunulmuştur. Birincisi idari başvuru yani Uluslararası Koruma Değerleme Komisyonu’na itiraz etmek ikincisi ise İdare Mahkemesi’nde dava açmaktır.

Bu süreçten sonraki kısım daha da karmaşıktır. Zira İdare Mahkemesi’nde dava açılması ve dava sürecinin takibi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nu bilmeniz gerekmektedir. Dava dilekçesinin nasıl yazılacağı, davanın hangi idare mahkemede açılacağı, dava dilekçesinin reddedilmesi durumunda ne yapılacağı gibi hususlar bu kanunda düzenlenmiştir. Ayrıca dava açarken ödemeniz gereken harçların neler olduğu ve ne miktarda olduğu ise 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Burada yalnızca özet olarak verdiğimiz kanunlar ve yönetmelikler dışında yalnızca “İkamet İzninin Uzatılması Başvurusunun Reddedilmesi” şeklindeki hukuki sorununuzun çözümü için bilmeniz ve araştırmanız gereken onlarca mevzuat hükmü daha vardır.

Türkiye’de mevzuat araştırması Cumhurbaşkanlığı Mevzuat sistemi olan “https://www.mevzuat.gov.tr/” internet sitesinden yapılabilir. Ancak hukuki sorununu kendi başına çözmek isteyen ve hukukçu olmayan kişinin yukarıda verdiğimiz mevzuat hükümlerine ulaşması hiç de kolay olmayacaktır. Hukukçu olmayan bir kişinin kanunların yürürlük tarihini ve kendi hukuki olayına hangi kanunun veya mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğini tespit etmesi çok zordur. Bu kişinin Türkçe dilini bilmemesi durumunda ise ne yapması gerektiğini doğru bir şekilde tespit etmesi neredeyse imkansızdır.

Türk hukuk sisteminde mevzuat çok karışıktır. Bunu şu şekilde ifade etmek daha doğru olacaktır; Türkiye Cumhuriyeti’nde yürürlükte olan kanun sayısı bilinmemektedir. Kanunların yanında yönetmelikler, tebliğler ve genelgelerin sayısı da bilinmemektedir. Bazı kanunlardaki geçici maddeler hukuki sorununuzun çözümü için getirilen kanun maddesinin uygulanmasının önüne geçebilir ve siz bunu fark edemeyebilirsiniz. Bazı kanunlar mülga edilerek değiştirilmiş olsa dahi eski kanunun bazı hükümleri hala daha uygulanıyor da olabilir. Yine siz bunu bilmeyebilirsiniz.

Tüm bu nedenlerle, mesleği kanunların uygulanması ve hukuki uyuşmazlıkların çözümlenmesi olan avukatlardan ve avukatlık bürolarından yardım almanız size zaman, emek ve para konusunda yardımcı olacaktır.

Bu konuda yeri gelmişken şunu hatırlatmak da fayda vardır: Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. (Avukatlık Kanunu Madde 35)

Hukuki konularda bilgi almanız gereken kişiler yalnızca avukatlardır. Hukuki konularda uyuşmazlık çözmek, bilgi vermek veya size yardımcı olacağını iddia eden şirketlerden ve kişilerden uzak durmanızı tavsiye etmekteyiz. Zira hukuki konunuzda avukat olmayan kişilerden yardım almanız durumunda hukuki sorununuz çözümlenmeyebilecektir. Üstüne yanlış bilgilendirme nedeniyle hakkınızda farklı yaptırımlar olabilecektir.

Neden Avukat İle Çalışmalısınız? Ve Avukat Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim? Yazılarımızı okuyarak bu konuyla ilgili diğer görüş ve tavsiyelerimizi inceleyebilirsiniz.

Türk Hukuk Sisteminde Kendi Davamı Bizzat Takip Edebilir Miyim?

Türk hukuk sisteminde kendi davamı takip edebilir miyim sorusunun cevaplanmasından önce şu konunun netleştirilmesi gerekmektedir; davanızın türü nedir? Davanız hangi yargı kolunda görülmektedir?

Davanız eğer bir ceza davası ise; o halde şu sorunun cevaplanması gerekmektedir; davadaki taraf sıfatınız nedir?

Ceza davasında taraf sıfatınız “Katılan” ise o halde davanızı kendiniz takip edebilirsiniz. Ancak istisnaları söz konusudur.

Ceza davasında taraf sıfatınız “Sanık” ise o halde durum değişecektir.
Sanığın suça sürüklenen çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz, Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yargılanan kişi olması durumunda kendisi davasını bizzat takip edemez. Zorunlu olarak davasını takip etmek için avukat görevlendirilir.

Davanız eğer bir hukuk, idare veya vergi davası ise; davanızın kendiniz açabilir tüm dava sürecini kendiniz takip edebilirsiniz.

Ancak tüm hukuki sorunlarınızın çözümünde meslekleri hukuki sorunların çözümüne dair profesyonel hizmet sunan avukatlardan ve avukatlık bürolarından yardım almanızı tavsiye ederiz.

Türk Hukuk Sisteminde Ceza Davası Nedir?

Türk Hukuk Sisteminde ceza davası, Türk Ceza Kanunu’ndaki hükümlere aykırı davranan kişilere Cumhuriyet Savcılığı tarafından yeterli suç şüphesinin var olması halinde açılan davasıdır. Ceza Kanunu’nun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak ve suç işlenmesini önlemektir. Cumhuriyet Savcısı şikayete bağlı olan suçlarda şikayetle, şikayete bağlı olmayan suçlarda ise kendiliğinden gerekli araştırmayı ve soruşturmayı gerçekleştirdikten sonra iddianame hazırlar. Daha sonra mahkemenin iddianameyi kabul etmesi ile ceza davası açılmış olur. Ceza davalarının hepsi kamu davası olduğundan kişiler ceza davası açamazlar.

Ceza davalarına bakan genel mahkemeler; ağır ceza mahkemesi ve asliye ceza mahkemesi, icra ceza mahkemesidir. Ceza davalarına bakan özel mahkemeler ise; çocuk mahkemesi, çocuk ağır ceza mahkemesi ve fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.

Türk Hukuk Sisteminde Hukuk Davası Nedir?

Hukuk davaları, insanların birbiriyle ilişkilerinde ceza hukuku alanına girmeyen bir hak ihlali meydana geldiğinde ortaya çıkan davalardır. Hukuk davaları üçe ayrılmaktadır. Bunlar; eda davası, tespit davası ve yenilik doğuran davalardır. Eda davasında davacı, davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkum edilmesini ister. İspat davası; bir hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğunun tespiti için açılan davadır. Yenilik doğuran davalarda ise davacı, mahkemeden mevcut bir hukuki ilişkiyi sona erdirecek veya değiştirecek veya yeni bir ilişki kuracak bir karar vermesini istemektedir.

Hukuk davasına bakan genel mahkemeler; sulh hukuk mahkemesi ve asliye hukuk mahkemesidir. Özel mahkemeler ise; asliye ticaret mahkemesi, aile mahkemesi, iş mahkemesi, fikri ve sınai haklar mahkemesi, icra mahkemesi, kadastro mahkemesi ve tüketici mahkemesidir.

Türk Hukuk Sisteminde İdare ve Vergi Davası Nedir?

İdari davalar, idarenin işlemlerine ve eylemlerine karşı açılan davalardır. İdari davalar üçe ayrılmaktadır. Bunlar; iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardır. İptal davası; idarenin işlemlerinin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırı olmasından dolayı iptalleri için hakkı ihlal edilen kişilerin açtığı davadır. Tam yargı davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilen kişilerin açtığı davalardır. Tam yargı davalarında kişiler idareden ihlal edilen haklarının yerine getirilmesini ya da uğradıkları zararın tazmin edilmesini isterler. İdari sözleşmeden doğan davalar ise kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmeden kaynaklı olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardır. İdari davalar; idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde ayrıca bölge idare mahkemeleri ve Danıştay’da görülür.

Vergi davası, vergi borcu sebebiyle devlet ve kişiler arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıklarda açılan davadır. Vergi idareleri vergilendirme işlemini tarh ile başlatır ve tahsilat işlemiyle sonlandırır. Tarh ve tahsil işlemleri idari işlemdir. Hakkı ihlal edilen vatandaşlar tarhta veya tahsilde yapılan idari işlemlere karşı dava açma hakkına sahiptir. Vergi davaları, vergi mahkemelerinde görülmektedir.

Türk Hukuk Sisteminde İdari Başvuru Nedir?

İdari başvuru, idari işlemlere karşı dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan ya da işlemi yapmış olan makamdan dava açma süresi içinde istenebilmesidir. İdari başvuru herhangi bir şekle tabi değildir. İdari başvuru dava açma süresini durdurur. Başvurunun açık olarak reddedilir veya reddedilmiş sayılırsa dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. İdarenin kararlarına karşı başvuru iki ay içerisinde yapılmalıdır.

Avukatlık ve Hukuk Büroları hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Avukat Ne Yapar?

Avukat, yargı önünde gerçek ve tüzel kişilerin haklarını savunmakla kalmayıp aynı zamanda müvekkillerine yasal ve hukuki açıdan yol gösterir. Avukat, müvekkilinin menfaatlerini düşünür. Davaların takibine ve hukuki süreçlere ilişkin işlemleri yürütür ve sonuçlandırır. Hukuki konularda hukuki görüş beyan eder. Kurumun menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukuki tedbirleri alır. Anlaşma ve sözleşmelerin esaslara uygun olarak yapılmasını sağlar.

Avukat Ücreti Nedir?

Avukatlık ücreti, avukatın müvekkili için sunduğu hizmetin karşılığıdır.  Avukat, bilgisiyle müvekkili için hukuki hizmet sunar, bunun karşılığında ücret alır. Avukata ücret ödenmesi yasal bir zorunluluktur.

Avukatlık ücreti, avukatın emek ve mesaisi, çözümlenmesi gereken işin yoğunluğu ve zahmetine göre avukat tarafından takdir edilir.

Türkiye Barolar Birliği’nin açıkladığı avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen miktarlar altında avukatın ücret alması yasaktır.

Daha fazla bilgi için “Avukatlık Ücreti” yazımızı okuyabilirsiniz.

Avukat Ücretini Karşı Yandan Almıyor Mu?

Avukatlık sözleşmesi nitelik olarak vekalet sözleşmesidir. Vekalet ücreti müvekkil tarafından karşılanır. Türkiye’de sözleşmesel avukatlık ücreti karşı yandan alınmamaktadır.

Avukatlık, vekalet ilişkisi olduğundan sonuç garanti edilmemektedir. Vekalet ilişkisi, işin gerekli özen ile takip edilmesini gerektirir. Bu nedenle avukatın ücreti davanın kazanılmasına bağlı olmayıp, avukatın görevi davanın özen ile takip edilmesidir. 

Avukatın bir davayı kazanması durumunda karşı taraftan da aldığı vekalet ücreti vardır. Söz konusu vekalet ücreti işin karşılığı değildir. Benzer şekilde bir suçla yargılanan bir kişinin beraat etmesi durumunda da beraat eden sanık vekalet ücreti avukatın hakkı olmaktadır.

Vekaletname Nedir?

Vekaletname, bir kişinin başka bir kişiyi kendi adına hareket edebilmesi için yetkilendirdiğine ilişkin yazılı bir belgedir. Vekaletname genel veya sınırlı yetkili olabilmektedir. Vekalet sözleşmesi iki taraflı bir sözleşmedir. Avukatın müvekkilinin işlerini yürütebilmesi ve dava açabilmesi için vekaletnameye ihtiyacı vardır. 

İstisnalar haricinde avukatın vekaletname olmaksızın dosyadan suret alması, dosyayı müvekkili adına takip etmesi mümkün değildir. 

Vekaletname Nerede Düzenlenir?

Avukatlık vekaletnamesi Türkiye’deki noterliklerde, yurtdışında ise Türk Konsolosluklarında veya Büyükelçiliklerinde düzenlenmektedir.

Apostil sözleşmesine taraf olan ülkelerin resmi makamlarında düzenlenen vekaletnameler de Türkiye’de geçerlidir. Ancak, vekaletnamenin gerçekliğinin teyidi için vekaletnamenin aslına da ihtiyaç vardır.

Avukat Vekaletname Düzenleyebilir Mi?

Türkiye’de avukatların vekaletname düzenleme yetkisi bulunmamaktadır. 

Avukat Davam İçin Garanti Verebilir Mi?

Avukat, davayı kazanacağına dair garanti veremez.

Avukat, uyuşmazlıkta hangi yolun izlenmesi gerektiğini, davadaki riskleri ya da kazanma olasılığının bulunup bulunmadığını müvekkiline açıklar, aydınlatır.

Avukat davayı kazanmak için gerekli olan bütün prosedürleri izlese dahi davayı kazanması hiçbir zaman garanti değildir. Davada kararı avukat değil hakim vermektedir.

Ancak hukuken açılmasının mümkün olunmayan bir davanın avukat tarafından açılması da avukatın hukuki, cezai, idari sorumluluğunu doğurabilir.

Avukat Neden Masraf İstiyor?

Avukatlık ücreti, dava harç ve masraflarını içinde barındırmamaktadır.

Avukatın sunacağı hizmet için (icra takibi, dava takibi, arabuluculuk, hukuki danışmanlık) harçlar ve yargılama giderleri, avukatın hizmet sunarken yaptığı masraflar gibi masraf kalemleri söz konusudur. Avukat da bu kalemleri karşılamak amacıyla müvekkilinden masraf almaktadır. Avukat, bu masraflar ve harçlar konusunda aldığı masrafı nereye harcadığı konusunda müvekkiline karşı şeffaf davranmalıdır.

Avukatların müvekkilleri adına takip edeceği işlerde masrafları kendisinin karşılaması disiplin suçu oluşturur. Bu nedenle masraf avansının müvekkil tarafından peşin olarak karşılanması gerekmektedir.

Avukatın Uyması Gereken Kurallar Var Mıdır?

Avukatlık kamu hizmetidir. Bu nedenle avukatlık mesleğinin icrasında yaptırıma bağlanmış kurallar mevcuttur.

Her avukat Türkiye Barolar Birliği’nin Meslek Kuralları’na ve Avukatlık Kanunu’nundaki yükümlülüklerine uymakla yükümlüdür.

Avukatın müvekkiline karşı sorumlulukları vardır. Avukatın müvekkilini aydınlatma yükümlülüğü, müvekkiline sadakat yükümlülüğü, işini özenle ve şahsen yerine getirme yükümlülüğü, vekaletten uygun olmayan zamanda çekilmeme yükümlülüğü, müvekkil menfaatlerini korurken en güvenilir yolu izleme yükümlülüğü, müvekkiline yol gösterme ve tavsiyede bulunma yükümlülüğü, müvekkiline hesap verme ve müvekkilinin sırlarını saklama yükümlülükleri söz konusudur. 

Avukatın meslek kurallarına aykırı davranması hukuki, cezai ya da idari sorumluluğunu doğurur.

Avukat ile müvekkili arasındaki avukatlık sözleşmesi gereği müvekkilin avukata avukatlık ücretini ödeme borcu doğmuş olur. 

Avukatın ücretinin ödenmemesi durumunda avukat tarafından icra takibi veya dava yoluyla avukatlık ücreti tahsil edilebilir.

Hukuk Bürosu Nedir?

Hukuk bürosu, avukatların mesleki faaliyetlerini icra ettikleri ve kamu hizmeti verilen bir alandır. Avukatlık büroları da diyebileceğimiz hukuk bürolarında, avukatlar gerçek veya tüzel kişilere danışmanlık hizmeti sunar ve müvekkillerinin dava takip işleri yürütür.

Türkiye’de avukatlık bürolarının anonim şirket , limited şirket veya ticari işletme olarak kurulması mümkün değildir.

Avukat veya Hukuk Bürosu Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Avukatınızı seçerken konusunda uzman olmasına, sizi dinleyip anladığına, size karşı şeffaf olup olmadığına, tecrübeli ve dürüst biri olduğuna dikkat etmelisiniz. Ayrıca iyi ve sağlam bir ekibinin olması da önemlidir. İletişim kapasitesi yüksek ve sonuç odaklı biri olup olması davanız için önemlidir. Avukatınızın ulaşılabilir olmasına ve size durumu iyi izah edip etmediğine dikkat etmeniz gerekmektedir. Sizin davanızı sahiplenmesi gerekmektedir. Asla garanti vermeyen bir avukatla çalışmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca avukatın bürosunun güzelliği ve parasının çok olup olmadığına değil hukuki bilgi birikimine güvenmeniz gerekmektedir. Avukatınızla iletişiminizin iyi olması ve ona aklınızdaki soruları sorduğunuzda cevap alacağınızı bilmek sizi rahatlatacak ve ona olan güveninizi artıracaktır. Avukat seçerken nelere dikkat etmeliyim? yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Avukat Seçiminde Tavsiyeler yazımıza ise buradan ulaşabilirsiniz.

Azilname ya da Azil Ne Demektir?

Vekalet veren tarafından vekile verilen yetkinin ortadan kaldırılmasına azil denir. Azil ile taraflar arasındaki vekaletnamenin feshi ve iptali söz konusu olur. Azil hakkı yalnızca vekalet veren tarafından kullanılabilmektedir ancak vekaletnamenin ölümden sonra geçerliliğini koruyacağı anlaşmalarda azil hakkı da vekalet verenin vefatı sonucu mirasçılarına intikal edecektir. Vekilin bütünüyle değil de yalnızca belli yetkiler bakımından azledilmesi de mümkündür. Buna kısmi azil denir.

Azilname, vekalet veren ile vekil arasındaki sözleşmeyi ortadan kaldıran, vekili azleden belgedir. Vekaletin tek taraflı olarak sona erdirilmesi mümkündür. Vekalet verenin vekili azletmede bir nedene dayanması gerekmez. Ancak haklı nedenin varlığı ve sürecin usule uygun ilerlemesi, azilin aleyhe sonuç doğurmaması açısından önemlidir. Vekilin kusurlu olduğu hallerde haklı azilden söz edilebilecektir. Azil beyanı vekile ulaştığı andan itibaren, vekilin yetkisi sona erer.

Birden Çok Avukatım Olabilir Mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 75. Maddesi uyarınca; “Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir.”

Birden çok avukatınız olması mümkündür. Hatta bu konuda herhangi bir sınır da bulunmamaktadır. Birden fazla avukatınız olması halinde her bir avukat vekaletten kaynaklanan yetkilerini diğer avukatlardan bağımsız olarak kullanabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; bir avukatınız varken başka bir avukata daha vekalet verecekseniz, halihazırda avukatınız olan kişiye durumu bildirmeli ve onun onayını almalısınız. Bu bir zorunluluk olmamakla birlikte doğurabileceği sonuçlar açısından önemlidir. Mevcut avukatınızın muvafakati olmadan bu işlemi gerçekleştirmeniz, vekilin haklı nedenle vekaleti bırakıp ücretin tamamına hak kazanması sonucunu doğuracaktır.

Baro Ne Demektir?

Türk Dil Kurumu’na göre “baro“, bir bölge veya şehirdeki avukatların bağlı bulundukları mesleki kuruluştur. Barolar; avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak, avukatlık mesleğini geliştirmek, avukatların birbirleri ve iş sahipleri ile ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak amacıyla çalışmalar yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. Barolar mali ve idari denetime tabidirler. Avukatlık Kanunu’nun 76 ile 133. Maddelerinde barolara ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

En az 15 avukat bulunan her il merkezinde baro kurulabilecektir. Baro bulunmayan yerlerdeki avukatlar en yakın baroya bağlanabilir veya baro bulunmayan yerler birleştirilerek bir baro kurulabilir. Türkiye’deki tüm barolar Türkiye Barolar Birliği’ne ve TBB de Adalet Bakanlığı’na bağlıdır.

Barodan Avukat Nasıl İsteyebilirim?

Barodan avukat istemek, adil yargılanma ilkesi gereği adli yardım talep etmektir. Hukuki yadıma ihtiyacı olup avukatlık hizmetinden yararlanmaya maddi olanağı elverişli olmayanlar için baroların adli yardım uygulaması vardır. İlinizde veya bölgenizdeki baroya adli yardım talebinde bulunarak, tarafınıza ücretsiz şekilde vekil tayin edilmesini isteyebilirsiniz.

Adli yadım avukatına ödenecek ücret, avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenerek sizin yerinize baro tarafından yapılır. Ayrıca adli yardım uygulamasından yararlanan kişiler dava harç ve masraflarından da muaf tutulacaktır. Dava veya takip sonucunda adli yardım alan kişinin haksız çıkması halinde ise yargılama giderleri ve avansları ödemesi gerekecektir. Uygun görüldüğü takdirde bu ödeme bir yıl süreyle aylık eşit taksitlere bölünerek yapılabilir.

Adli yardım talebinde bulunurken gerekli olan belgeleri başvuracağınız baronun internet sitesinden veya iletişim adreslerinden öğrenebilirsiniz. Örneğin; İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu muhtardan alınacak fakirlik belgesi, muhtardan alınacak ikametgah belgesi, nüfus cüzdan fotokopisi, ve dava için gerekli belgelerin fotokopisini talep etmektedir.

BAL Hukuk Bürosu hakkında Sıkça Sorulan Sorular

BAL Hukuk Bürosu Nerededir?

BAL Hukuk Bürosu Bakırköy, İstanbul, Türkiye’de faaliyet göstermektedir.

Açık adresimiz; Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mahallesi Nivo Ataköy B Blok D:99 Bakırköy İstanbul’dur.

İletişim bilgilerimize buradan ulaşabilirsiniz.

BAL Hukuk Bürosu Hukukun Hangi Alanlarında Hizmet Sunmaktadır?

Bal Hukuk Bürosu, hukukun her alanında ihtiyaç duyduğunuz hizmeti vermektedir. Aile hukuku, ceza savcılık soruşturmaları, ceza davaları, gayrimenkul hukuku, iş hukuku, sözleşmeler ve borçlar hukuku, yabancılar ve vatandaşlık hukuku, miras hukuku, idare hukuku, icra ve iflas hukuku, marka ve patent hukuku, sigorta hukuku, şirketler hukuku, taşıma hukuku, ticaret hukuku, uluslararası ticaret hukuku ve vergi hukuku çalışma alanlarımızdan bazılarıdır.

Hizmet sunduğumuz başlıca çalışma alanlarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

BAL Hukuk Bürosu’nun Hizmet Şartları Nelerdir?

BAL Hukuk Bürosu’nda tüm avukatlık hizmetleri, çalışma ilkelerimize uygun olarak sunulmaktadır. Avukatlarımız sundukları tüm hukuki hizmetlerde bilgi bakımından eksiksiz ve kusursuz olmayı hedeflemekte ve bunun için çaba göstermektedirler. Hizmetlerimizde bilgiye en doğru ve eksiksiz şekilde ulaşmanızı sağlamak ilkelerimizden biridir.

Bir diğer ilkemiz ise güven ilişkisine dairdir. Müvekkillerimiz ve müvekkil adaylarımızla kurduğumuz ilişkinin güvene dayalı olması, sunduğumuz tüm hizmetlerin şeffaf ve açık olması önceliğimizdir.

Birikime dayalı hizmet, profesyonel hayatta oldukça önemli bir ilkedir. Sunulan hizmetin kalitesi ile tecrübenin doğrudan ilişkili olduğuna inanıyoruz. Hukuk büromuz sunduğu tüm hizmetlerinde gerekli deneyime sahiptir.

BAL Hukuk Bürosu’nun Müvekkillerine Sunduğu Hukuki Hizmetler Nelerdir?

BAL Hukuk Bürosu hukukun her alanında hizmet sunmaktadır.

Büromuz tarafından kategorilendirilmiş avukatlık hizmetlerimiz;

Hukuki Danışmanlık

Dava Takibi

Temsil, Başvuru ve Süreç Takibi

Kurumsal Çözümler

Gayrimenkul / Taşınmaz Satın Alırken Danışma ve Avukatlık Hizmeti

BAL Hukuk Bürosu Avukatları İle Nasıl Görüşebilirim?

Hukuk büromuzun avukatları ile, çalışma saatlerinde ofisimize gelerek veya iletişim adresleri aracılığıyla görüşebilirsiniz. Avukatlarımızın yoğun çalışmaları nedeniyle görüşme öncesinde randevu almanızı öneririz. Randevu almak için hukuk büromuzun iletişim numarasını +90212410627 arayabilir, info@ballawoffice.com adresine mail gönderebilirsiniz.

Çalışma saatlerimiz;

Hafta içi 07.00 – 21.00, Cumartesi günleri 10.00 – 18.30 ve Pazar günleri 10.00 – 12.00 saatleri arasındadır.

BAL Hukuk Bürosu İle Çalışmak İstiyorum. Ne Yapmalıyım?

BAL Hukuk Bürosu ile çalışmak istiyorsanız öncelikle avukatlarımız ile ön görüşme yaparak hukuki sorununuz konusunda detaylı bilgi vermelisiniz. 

Bunun ardından hukuki hizmet alacağınız konuda avukatlarımız çözüm önerilerinde ve risk bildiriminde bulunacaktır.

Hukuki uyuşmazlığınızın çözümü için süreç, masraf konusunda bilgilendirilmeniz sağlanacaktır.

Detaylı bilgi için bizim ile hemen iletişime geçin.

BAL Hukuk Bürosu, müvekkillerine Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde ve şehirlerinde etkin avukatlık hizmetleri sunmaktadır.

BAL Hukuk Bürosu; Bireysel veya sektörel bazda hukuki destek ile Türkiye’de sözleşmelerin ve her türlü yasal belgenin düzenlenmesini ve denetimini sağlar. Uyuşmazlıkların çözümü için yasaya uygun alternatif çözümler üretir. Müvekkillerini tüm mahkemelerde ve kamu kurumlarında temsil eder.

Avukatlarımız hakkında detaylı bilgi edinin — Avukatlar ve Takım

İletişime Geçin.