Ortaklığın Giderilmesi Davaları

Birinci Bölüm – Birlikte Mülkiyet

I. Mülkiyet Kavramı

Ortaklığın Giderilmesi Davaları | Mülkiyet hakkı, hakkın sahibine eşya üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkilerini verir. Herkese karşı ileri sürülebilen ve konusu eşya olan sınırsız bir ayni haktır. (KÖROĞLU, Anıl, Medeni Usul Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2020, İstanbul, s.3.) Mülkiyet hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda temel haklar arasında düzenlenmiştir.

Bir eşya üzerindeki mülkiyet bir kişiye ait olursa tek kişi mülkiyeti, birden fazla kişiye ait olursa birlikte mülkiyet söz konusu olur. Birlikte mülkiyet ise Medeni Kanun’da iki şekilde düzenlenmiştir: Bir eşya üzerindeki mülkiyet hakkı üzerinde tasarruf paylara ayrılmış olarak birden fazla kişiye aitse paylı mülkiyet, eşya üzerindeki mülkiyet hakkı aralarında mevcut ortaklık ilişkisi nedeniyle paylara ayrılmamış bir şekilde birden fazla kişiye ait ise elbirliği mülkiyet söz konusu olur. (TOPAL, Önder, Medeni Yargılama Hukuku Bağlamında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, 2020, Ankara, s.26-27.)

II. Paylı Mülkiyet

Türk Medeni Kanunu’nun 688’inci maddesinde; “Paylı mülkiyette birden fazla kimse, maddî olarak bölünmemiş bir şeyin tamamına belli paylar ile maliktirler.” hükmüne yer verilerek paylı mülkiyetin tanımı yapılmıştır. Paylı mülkiyette, birden fazla kişi, bir şey üzerinde maddi olarak bölünmemiş olmakla birlikte belirli paylarla sahiptir. Payları serbestçe belirlenebilir ancak belirlenmezse eşit sayılır. Paydaşların tümü kendi paylarıyla ilgili mülkiyet hakkının verdiği bütün hak ve yükümlülüklere sahiptir. Paylarını satabilirler ve devredebilirler. Ayrıca alacaklıları paylarını haczedebilir. Paylı mülkiyete ilişkin hükümler Türk Medeni Kanunu’nun 688 ile 700’üncü maddeleri arasında yer almaktadır. (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.5.)

“Paylı mülkiyet; hukuki işlem, kanun, mahkeme ya da yetkili bir makamın kararı ile kurulabilir. Birden fazla kişi, bir malı birlikte satın almış ise, bu mal üzerinde paylı mülkiyet ilişkisi hukuki işlemle kurulmuştur.” (KÖROĞLU, Anıl, Medeni Usul Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2020, İstanbul, s.5.)

Bir birlikte mülkiyetin hangi çeşit mülkiyet olduğu konusunda kararsız kalınırsa, mülkiyetin paylı mülkiyet olduğu karinesi vardır. Aksini iddia edenin bunu ispat etmesi gerekir. (TOPAL, Önder, Medeni Yargılama Hukuku Bağlamında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, 2020, Ankara, s.27.)

Paylı mülkiyet, bir paydaşın paydaşlıktan çıkarılması veya payını devretmesi, taşınmazın satılması, devri veya paydaşların anlaşarak paylaşma ile veya elbirliği mülkiyetine geçilmesi halinde, paylı mülkiyeti sona erdirmeleri halinde, paydaşların bir veya birkaçının talebi neticesinde açılan paylaşma ya da ortaklığın giderilmesi davası sonucunda sona erer. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.23.)

III. Elbirliği Mülkiyet

Türk Medeni Kanunu’nun 701’inci maddesinde; “Kanun ya da kanunda öngörülen sözleşmeler gereğince oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.” hükmüne yer verilmiştir. Ortakların belirlenmiş payları yoktur. Her birinin hakkı, ortaklıktaki malların bütün mülkiyetini kapsar.

Malik oldukları malla ilgili her işlemde hep birlikte hareket etmek zorundadırlar. Mal üzerinde doğrudan doğruya hakları yoktur. Kanunda düzenlenen hukuki bir olayla ya da hukuki ilişkiden doğar. Elbirliği mülkiyette belirli bir pay yoktur ancak katılma payı (tasfiye payı) vardır. Tasfiye payı, ortaklığın dağılması halinde tasfiye paylaşma sonucunda oluşan malvarlığına ilişkin hak ve taleplerdir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.7.)

Elbirliği mülkiyetin söz konusu olduğu topluluklar kanunda sınırlı şekilde sayılmıştır. Bunlar; miras ortaklığı, mal ortaklığı, aile malları ortaklığı ve adi şirkettir. (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.30.)

Türk Medeni Kanunu 703’üncü maddeye göre elbirliği mülkiyet; malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesi ile sona erer. Kanunda sayılanların dışında ayrıca eşyanın tamamen yok olması ve kamulaştırmada da elbirliği mülkiyet sona erer. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.10.)

Ortaklığın Giderilmesi Davaları

İkinci Bölüm – Ortaklığın Giderilmesi Türleri

I. Paylaşma Talebi

Türk Medeni Kanunu’nun 698’inci maddesinde; “Paydaşlar arasında yapılmış bir hukuki işlem dolayısıyla ya da malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması nedeniyle paylı mülkiyeti sürdürme zorunluluğu bulunmadığı durumda, her paydaş malın paylaşılmasını talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. “Paylaşmayı isteme hakkı, yenilik doğuran ve paya bağlı bir haktır.” (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.39.)

Paydaşlar arasında paylaşmanın yapılamayacağına dair bir hukuki işlem varsa veya mal sürekli bir amaca özgülenmişse paydaşlar, malın paylaşılmasını talep edemezler. Ayrıca Türk Medeni Kanunu 698’inci maddenin son fıkrasına göre paylaşma uygun olmayan bir zamanda talep edilemez.

II. Paylaşma Biçimi

Türk Medeni Kanunu 699’uncı maddede; “Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.

A. Rızai Paylaşma

Paydaşlar, bir ya da daha fazla paydaşın talebi ile dava yoluna başvurmaksızın paylaşma sözleşmesi düzenleyerek paylaşma şeklini belirleyebilir. Bu şekilde olan paylaşmaya, rızai paylaşma denmektedir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu 676’ncı maddedeki mirasçıların aralarında payların oluşturulması ve fiilen paylaştırılması için yapacakları paylaşma sözleşmesi de rızai paylaşmadır. (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.50.)

B. Kazai Paylaşma

Paydaşlar eğer anlaşamazlarsa paylı mülkiyet dava yoluyla sona erdirilir. Paylı mülkiyetin sona ermesi hallerinden biri olan ortaklığın giderilmesi davasında paylı mülkiyet kazai şekilde sona erdirilir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.33.)

1. Aynen Paylaşma

Ortaklığın giderilmesinde asıl olan aynen paylaşma yoluyla ortaklığın giderilmesidir. “Aynen paylaşma, paylaşılmak istenen malın fiziki anlamda birden çok parçaya bölünerek ayrılması ve ayrılan parçaların paydaşlara payları oranında özgülenerek tek kişi mülkiyeti kurulması halidir.” (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.34.) Kişi tek başına malik olmuş olur. Aynen paylaşma, malın değerinde ciddi miktarda azalma olmayacaksa ve mal aynen paylaşmaya elverişliyse yapılmalıdır. Araştırmalar sonucunda aynen paylaşmanın mümkün olduğu sonucuna varılırsa, ortaklığın aynen paylaşma yoluyla giderilmesine karar verilir. Her bir paydaşa özgülenen bölümün sınır ve yüzölçümleri ifraz krokisine atıf yapılarak gösterilir ve karara yazılır. Kararın kesinleşmesiyle paylı ve elbirliği mülkiyeti son bulur ve bireysel mülkiyete geçilir. (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.63.)

Elbirliği mülkiyetinde de paylı mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır. Ama önce elbirliğine konu ortaklık ortadan kalkmalıdır. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi ile ortaklığın giderilmesi talep edilebilecektir. Bu durum ise miras ortaklığı dışındaki bir elbirliği mülkiyeti çeşidinde, bir ortağın paylı mülkiyete çevrilmeyi talep hakkı olmadığından sadece miras ortaklığında söz konusu olabilir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.38.)

Aynen taksimde bölünen parçaların hangi paydaşa özgüleneceği konusunda anlaşmazlıklar çıkabilir. Yargıtay, bu anlaşmazlığı kura çekme yöntemiyle çözmüştür. ( Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2016/141 Esas, 2017/9043 Karar, 31.08.2018. )

2. Kat Mülkiyeti Kurulması ile Ortaklığın Giderilmesi

Kat Mülkiyeti Kanunu 1’inci maddede; “Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.” hükmü bulunmaktadır. Kat mülkiyeti, binanın tek başına kullanılmaya elverişli olan kısımları üzerinde kurulan bağımsız mülkiyet hakkıdır. Bina sahibi olan paydaşlar paylarını kat mülkiyetine çevirmek isteyebilirler.

Paylı mülkiyetin kat mülkiyetine çevrilmesi yoluyla taksim için bazı şartlar söz konusudur. Taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmeye elverişli olması gerekir. Ayrıca paydaşlardan birinin kat mülkiyetine çevirme yoluyla taksimi talep etmiş olması gerekir. Taksim için taşınmazın birden fazla bağımsız bölümü olmalıdır. Her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmelidir. Eğer düşmüyorsa bu yolla taksim yapılamaz. ( EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.40.) Resmi sözleşmeyle ya da mahkeme kararıyla kat mülkiyetiyle ortaklığın giderilmesi söz konusu olabilir.

3. Satış Suretiyle Paylaşma

Türk Medeni Kanunu’nun 699’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur.” hükmü bulunmaktadır. Aynen bölünme mümkün değilse, satış açık artırma yoluyla yapılır. Açık artırma yoluyla satış, eğer paydaşların rızası varsa sadece paydaşlar arasında olabilir. Fakat herkese açık da yapılabilir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.39.)

Yargıtay’a göre taşınmazın satışına karar verilirse; paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin ve harcın paydaşların tapudaki payları oranında, elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin ve harcın mirasçılık belgesindeki paylar oranında, hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin ve harcın tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına ve tahsil edilmesine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 7.Hukuk Dairesi, 2021/ 3227 Esas, 2021 / 2606 Karar, 02.11.2021.)

4. Mirasın Paylaşılması

Mirasçılar, mirasa elbirliği ile sahip olurlar. Miras ortaklığı, mirasçıların anlaşmalarıyla ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmasıyla sonlanabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 646 ile 658’inci maddeleri arasında paylaşımın nasıl yapılacağına dair hükümler bulunmaktadır.

5. Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi

Türk Medeni Kanunu’nun 644’üncü maddesinde; “Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir. Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 644’üncü maddesiyle, ayrıca paylaşım yapılmasına gerek olmadan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi yoluna başvurarak, paylı mülkiyete geçilmesiyle maliklerden her birinin kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilmesi sağlanmıştır. (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.94.)

Ortaklığın Giderilmesi Davaları

Üçüncü Bölüm – Ortaklığın Giderilmesi İzaleyi Şuyu Davası

I. Ortaklığın Giderilmesi Davası Kavramı ve Hukuki Niteliği

Taraflar, birlikte mülkiyetten tek kişi mülkiyetine geçmek için dava açabilirler. Tarafların, birlikte mülkiyete son vermek için açacakları bu dava, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıdır. (TOPAL, Önder, Medeni Yargılama Hukuku Bağlamında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, 2020, Ankara, s.28.) Ortaklığın giderilmesi davasında korunan hak ortaklığın giderilmesini isteme hakkıdır.

Hukuki niteliği tartışmalı olmakla beraber doktrindeki baskın görüşe göre inşai davadır. (TOPAL, Önder, Medeni Yargılama Hukuku Bağlamında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, 2020, Ankara, s.137.) Yargıtay da inşai dava olduğunu kabul etmekte ve davayı, paylı ve elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi mallarda ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren ve birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan dava olarak tanımlamaktadır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2003/1643 Esas, 2003/1760 Karar, 24.03.2003.

Paydaşlığın giderilmesini isteme hakkının kullanılması ile talep edilen neticenin elde edilebilmesi için, tüm paydaşların buna rıza göstermesi bir zorunluluk değildir. Diğer paydaşlar bu talebi kabul ederek sonucuna uygun hareket etmekten kaçınırlarsa, sonucun meydana geldiğinin tespiti için açılan dava da ortaklığın giderilmesi davasıdır.

II. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Konusu

Birlikte mülkiyetin üzerinde bulunduğu eşya ve eşya üzerinde sahip olunan pay davanın konusunu oluşturmaktadır. (TOPAL, Önder, Medeni Yargılama Hukuku Bağlamında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, 2020, Ankara, s.260.)

III. Davanın Tarafları

Davacı, paydaşı bulunduğu birlikte mülkiyetin sona erdirilmesi ve eşyanın paylaşılmasını mahkemeden talep eden paydaş veya paydaşlardır. Davalı ise paylaşma konusunda anlaşılamayan paydaş veya paydaşlardır. Davanın tüm paydaşlara veya ortaklara yönlendirilmesi zorunludur. Çünkü davalı paydaşların arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. ( EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.52.)

Yargıtay’ın görüşüne göre, taşınmaz üzerinde intifa hakkı sahibi olan kişi de davanın tarafı olabilir. ( Yargıtay 6.Hukuk Dairesi, 2000/9409 Esas, 2001/9589 Karar, 11.12.2001.)

IV. Görevli Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4’üncü maddesinde, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davalarında, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Paylı mülkiyete konu şeyin paylaştırılması ve mirasın paylaştırılması davaları bu madde kapsamındadır. Mirastan ortaklığının giderilmesi ve kat mülkiyeti kurulması sebebiyle ortaklığın giderilmesi davalarında da görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. (KÖROĞLU, Anıl, Medeni Usul Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2020, İstanbul, s.101.)

V. Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6’ncı maddesine göre; genel yetkili mahkeme, davanın açıldığı sırada davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Ortaklığın giderilmesi davasının konusunun taşınır mı taşınmaz mı olduğu bu özel yetkili mahkemeleri tespit etmemiz bakımından önemlidir. Taşınırlar için özel bir yetki kuralı söz konusu olmadığından genel yetkili mahkemede açılması gerekir. (KÖROĞLU, Anıl, Medeni Usul Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2020, İstanbul, s.113.)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12’nci maddesinde; “Taşınmazın üzerindeki aynî hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Taşınmaz için açılan ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

VI. Davanın Özellikleri ve Bekletici Mesele

Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olduğu için basit yargılama usulüne tabi bir davadır. Ortaklığın giderilmesini isteme hakkı herhangi bir hak düşürücü süreye ve zamanaşımına tabi bir hak olmadığından davanın açılmasında süreyle ilgili bir durum söz konusu değildir. Ortaklığın giderilmesi davasında davalı olan paydaşlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu için kural olarak birlikte cevap dilekçesi vermeleri gerekir. ( TOPAL, Önder, Medeni Yargılama Hukuku Bağlamında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası, 2020, Ankara, s.390.)

Ortaklığın giderilmesi davasında davanın konusunun mülkiyeti konusunda ihtilaf olabilir. Böyle bir durum olursa Sulh Hukuk Mahkemesi, taraflara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde veya görevli olan mahkemede mülkiyete ilişkin dava açması için süre verir. Bu süre içerisinde dava açılmazsa, iddiadan vazgeçilmiş sayılır ve ortaklığın giderilmesi davası reddedilir. Çünkü ortaklığın giderilmesi davasının tarafları belirlenememiş olur. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde veya görevli mahkemede dava açılırsa, bu dava ortaklığın giderilmesi davasında bekletici sorun olur.

Taşınır ya da taşınmaz ile ilgili başka konularda da ihtilaf olabilir ama bir tespit davası açılması gerekebilir. Böyle bir durumda da bu tespit davası bekletici sorun yapılır ama davanın kararı beklenir. Miras ortaklığında da mirasçılar mirası üç ay içinde reddedebilecekleri için bu üç ayın geçmesi de beklenecektir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.55.)

Mülkiyetin aidiyeti konusunda uyuşmazlık, muhdesatın aidiyeti konusunda uyuşmazlık, önalım davası, vasiyetnamenin iptali, mirasta denkleştirme davası, tapu iptal tescil davası, mirasçılık belgesinin iptali, imar parselinin dayanağını oluşturan idari işlemin iptali davası, taşınmazın sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesi davaları, ölünceye kadar bakma sözleşmesi, kadastro tespitinin iptali davası, paydaşlıktan çıkarma davası bekletici sorun olarak sayılabilir. ( KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.193.)

Yargıtay’ın içtihadına göre, görevli mahkemede dava açılması için mahkemenin verdiği süre içinde dava açmayan taraf, verilen süreden sonra bile olsa davayı açarsa ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkeme bu davayı bekletici sorun yapmalıdır ve davayı süre geçtiği için reddetmemelidir.(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2011/5151 Esas, 2012/1963 Karar, 20.03.2012.)

VII. Ortaklığın Giderilmesi Davası Harçları ve Masrafları

Ortaklığın giderilmesi davasında harçlar başvurma harcı, maktu oranda peşin harç, keşif harcı, davanın avukat ile yürütülmesi halinde vekalet harcı olacaktır. Ayrıca dilekçelerin taraflara tebliği için posta masrafı, taşınmazın kıymet takdirini yapacak olan bilirkişinin ücreti için masraf, Tapu müdürlüğü veya müdürlüklerine, belediyelere gönderilecek müzekkereler için elektronik tebligat masrafı, keşif yapılabilmesi için yol masrafı da gerekecektir. Davanın harç ve masrafları taraf sayısına, taşınmaz sayısına, taşınmazların konumuna, taşınmazların vasfına (Örneğin tarla vasıflı taşınmaz için ziraat bilirkişisi de heyete eklenecektir.) göre değişkenlik gösterir.

Davanın neticelenmesinden sonra satış aşamasında ise yeniden keşif yapılarak taşınmaz veya taşınmazların kıymet takdirleri tespit edilecek, satış yoluyla giderme durumunda tellaliye ücreti, basın ilan kurumuna yazılan müzekkere için ücret gibi başkaca masraflar da ortaya çıkacaktır.

Ortaklığın giderilmesi davasında davada yapılan yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinden tüm ortaklar hisseleri oranında sorumludur. Bu nedenle taşınmazın satış yoluyla ortaklığın giderilmesi halinde davacı yan yapmış olduğu masrafları diğer ortaklardan hisseleri oranında alacaktır.

VIII. Davanın Sona Ermesi ve Hüküm

Ortaklığın giderilmesi davası bir inşai dava olduğundan dolayı, kabul edilmesine yönelik hükmün de inşai etkisi vardır.Mahkeme, kararını davanın yargılama aşamasında yapılan keşif ve kıymet takdiri gibi işlemlerin sonucuna bağlı olur. Keşifte, taşınmaz malın bölünebilir olup olmadığı tespit edilir. Yapılan keşif sonucu mal, bölünebilir nitelikte ise; davanın kabulü ile aynen taksimine karar verilmesi gerekir. Aynen bölünme mümkün değilse; davanın kabulü ile satış suretiyle taksimine karar verilir. Aynen taksimde paydaşlara dağıtımda bir dengesizlik meydana gelirse denkleştirme kararı verilir. Davacı, aynen taksim yapılabilmesine rağmen satış suretiyle taksim olmasını isterse; mahkeme, davanın esastan reddine karar verir. Ayrıca ortaklığın giderilmesi davasında, davadan davacı feragat etse bile davalılar davaya devam edebilir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.56.)

Yargıtay, davada sadece aynen paylaştırmanın isteniyorsa, aynen paylaştırmanın şartları mevcut olmadığı için satış yoluyla paylaştırma hükmü kurulamayacağına ve davanın reddedileceğine karar vermiştir. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2013/7487 Esas, 2013/9684 Karar, 24.06.2013.)

Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilirse, karar verildiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” ( KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.199. ) Satış, karardan sonra 10 yıl içinde talep edilmelidir. İlamlı icra ile icra dairesinden talep edilecektir. Aynen paylaşma yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilirse, hüküm kesinleştiği anda ortaklık biter ve bireysel mülkiyet meydana gelir. Bundan dolayı zamanaşımı söz konusu değildir. ( KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.199. )

Yargıtay’ın görüşüne göre, alacaklının açtığı davada verilen hükmün kesinleşmesinden sonra, paydaşlardan başka biri de aynı şey için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Çünkü her iki davanın taraflarının farklı olduğu kanaatindedir. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2014/15581 Esas, 2016/4471 Karar, 14.04.2016.)

IX. Kanun Yolları

A. İstinaf

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ortaklığın giderilmesi davasının istinaf süresiyle ilgili özel bir düzenleme yoktur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345’inci maddesinde; ‘’İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır.’’ hükmüne yer verilmiştir. Genel kural iki hafta olduğundan dolayı bu davaya karşı iki hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. (EDALI, Gözde, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2018, Antalya, s.56.)

İstinaf kanun yoluna kural olarak yalnızca davanın tarafları başvurabilir. Ama ortaklığın giderilmesi davasında bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Davacı paydaş veya paydaşların, tüm paydaş ya da ortakların davada taraf olmadıkları yani taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması ihtimalinde, davada taraf olmayan ancak hak ihlaline uğrayan paydaşlar, mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurabilirler. (KILDIR, Gamze, Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2019, Ankara, s.225.)

B. Temyiz

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362’nci maddesine göre, bazı davalar hariç olmak üzere sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalarla ilgili bölge adliye mahkemesinin verdiği kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır. Hariç tutulan davalar arasında, ortaklığın giderilmesi davası yer almadığından dolayı bölge adliye mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. (KÖROĞLU, Anıl, Medeni Usul Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası, 2020, İstanbul, s.304.)

X. Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer?

Davaların ne kadar süreceği konusunda herhangi bir kesin süre vermek doğru olmayacaktır. Zira davaların süresi taraf sayısına, taşınmaz sayısına, bilirkişi raporunun düzenlenme zamanına, mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişen bir durumdur. Ancak ortaklığın giderilmesi davaları için Adalet Bakanlığı hedef süre formunda 365 gün yani yaklaşık 1 yıllık süre öngörülmektedir.

Belirtilen süre içerisinde istinaf veya temyiz kanun yolları mevcut olmayıp, davanın basit yargılama usulüne tabi olması da gözetildiğinde 1 yıllık süre makul bir zaman dilimidir.

Ortaklığın Giderilmesi Davaları

Ortaklığın Giderilmesi davası ile ilgili avukat ya da hukuk bürosu mu arıyorsunuz?

BAL Hukuk Bürosu; hukuki sorununuzun çözümü için ihtiyaç duyduğunuz Dava Takibi hizmetini sunmaktadır. – Bilgi Edin

Avukatlarımız hakkında bilgi edinmek ister misiniz? BAL Hukuk Bürosu avukatlarıyla tanışın — Avukatlar ve Takım

BAL Hukuk Bürosu, müvekkillerinin hukuki ihtiyaçları doğrultusunda geniş bir yelpazede profesyonel hizmetler sunmaktadır. Çalışma alanlarımıza buradan ulaşabilirsiniz. — Bilgi Edinin

BAL Hukuk Bürosu avukatları müvekkillerine Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hizmet vermektedir. BAL Hukuk Bürosu, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde hukuki hizmet vermektedir. Büromuz avukatları, uluslararası hukuk kuralları, Türk Kanunları ve büromuzca belirlenen çalışma esaslarına uygun olarak hukuki hizmet vermektedir. Avukatlarımızın çalışma prensipleri olan bilgi, güven ve tecrübeden oluşan çalışma prensiplerimize buradan ulaşabilirsiniz. – Bilgi Edinin

Aradığınız hukuk konusuyla ilgili yayınlarımıza göz atın – Tüm Yayınlar

İletişim.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.