Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Koruma Tedbirleri

Özet

6284 Sayılı Kanun’da şiddete uğrayan bireylerin korunması için tedbir kararları düzenlemiştir. Bu tedbirler geçici hukuki korumadır. Şiddet mağduru için verilen tedbirler koruyucu tedbir kararları, şiddet uygulayan hakkında verilen tedbirler önleyici tedbir kararlarıdır. Tedbir kararlarında basit ve hızlı bir şekilde inceleme yapılıp karar verilmektedir.

Yazımızda öncelikle şiddetin türlerini, daha sonra 6284 Sayılı Kanun’un amacı ve işleyişini, en son olarak da koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının tanımını, çeşitlerini, uygulanmasını ve itiraz süreci hakkında bilgi verilmiştir.

Birinci Bölüm; Genel Olarak Şiddet

I. Şiddetin Tanımı

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine DairKanun’un 2’nci maddesinde şiddet; “Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” olarak tanımlanmıştır.

Kadına karşı şiddet, bedensel, cinsel ya da manevi zarara neden olan her türlü cinsiyete dayalı fiildir. Şiddetin uygulanma nedeni kadın olmaktır. Kadın olduğu için ve kadının erkeğe bağımlılığının devam etmesi için başvurulan şiddettir.1

1 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.17.

II. Şiddetin Türleri

Şiddetin birçok türü vardır. Kadına karşı şiddeti öğreti uygulanışına göre; cinsel, psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddet şeklinde dört tür olarak ayırmaktadır. Kadının durumuna göre ise aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet olarak ikiye ayrılmaktadır.

A- Uygulamaya Göre Ayırım

1- Fiziksel Şiddet

Fiziksel şiddet, mağdura bedensel ve fiziki yönden zarar veren davranışlardır. Yumruk atmak, tekme atmak, tokat atmak, ısırmak, boğmak, itmek, sarsmak, kesici delici bir aletle yaralamak veya sert cisimle vurmak gibi mağdurun vücuduna acı veren veya sağlığını bozan yahut algılama yeteneğini olumsuz etkileyen fiiller yoluyla kişinin bedensel dokunulmazlığı ile can güvenliğini hedef alan eylemlerdir.1

1 KAHRAMAN, Recep, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara, s.18.

Fiziksel şiddet bazen ağır yaralanmaya ve ölüme yol açabilmektedir. Namus cinayetleri de kadının yaşama hakkına yönelik bir fiziksel şiddettir.1 Dünya Sağlık Örgütü fiziksel şiddetin derecesini orta ve ağır olarak ayırmıştır. Tokat atmak, itmek, tartaklamak ve sarsmayı orta derecede fiziksel şiddet olarak; vurmak, tekmelemek, boğazını sıkarak nefes almasını engellemek, kesici ve delici aletler kullanmayı ağır derecede fiziksel şiddet olarak nitelemiştir. 2

1 GÖKALP, Özge Tuğçe, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Kadın ve Şiddet, 2014, İstanbul, s.6.

2 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.17.

2- Cinsel Şiddet

UN Women’ın tanımına göre cinsel şiddet, herhangi bir ortamda, herhangi bir kişi (çoğunlukla erkekler) tarafından cinsel tacizde bulunma teşebbüsünde bulunmak, cinsel eylemde bulunma teşebbüsünde bulunmak, cinsel yorumlarda bulunmak, cinsel tacizde ilerlemek veya diğer cinsel taciz eylemleridir. 1

Tecavüz etmek, kişinin rızası dışında cinsel organına cisim sokmak, ters ilişkiye zorlamak, evlilik içinde de olsa istemediği zamanda veya istemediği bir şekilde cinsel ilişkiye zorlamak, biriyle cinsel ilişkiye girmesi için zorlamak, kürtaj, fuhuşa zorlamak, enseste zorlamak, zorla evlendirmek, cinsel içerikli sözcükler söylemek cinsel şiddete örnektir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.9.

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.8.

3- Psikolojik Şiddet

Psikolojik bir diğer deyimle ruhsal şiddet; kişiye ruhsal yönden baskı yapmak suretiyle duygu ve düşüncelerinin, isteklerinin yok sayılması anlamına gelmektedir.”1 Hakaret ve tehdit etmek, bağırmak, aşağılamak, korkutmak, küfür etmek, eve kapatmak, evden kovmak, lakap takmak, küçük düşürmek, kuma getirmek, kadının inanç düşünce ve kanaat hürriyetini kullanılmasını engellemek, haberleşme hürriyetini engellemek, baskı yapmak, duygusal ihtiyaçların beslenmemesi, çocuklarını göstermemekle tehdit etmek, kadını evde zorla tutmak gibi eylemler psikolojik şiddettir.2

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.26.

2 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.26.

Yargıtay, psikolojik şiddeti sosyal şiddet isimlendirmektedir. Yargıtay’a göre erkeğin eşine aile toplantısı, düğün gibi özel günlerde ve sosyal ortamlarda eşlik etmemesi, onu yalnız bırakması, erkeğin eşine ve çocuğuna ilgisiz davranması, sosyal hayatını engellemesi ve baskı yapması sosyal şiddettir.1

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.27.

4- Ekonomik Şiddet

Ekonomik şiddet, kadını erkeğe bağımlı hale getiren ve fakirliğe sürükleyen bir şiddet türüdür. Ekonomik şiddet, kadınların ekonomik kaynaklara erişmelerini engellemesinden dolayı yaşanan fiziksel şiddeti de terk edememelerinin sağlar.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.12.

Kadının çalışmasına izin vermemek, kadının mesleğinde ilerlemesine engel olmak, kadının maaşını elinden almak, kadına para vermemek, para yüzünden kavga çıkarmak, kadının maaşına el koymak, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamamak, evin gelir ve giderleri hakkında kadını bilgilendirmemek, eşlerin her ikisini de ilgilendiren ekonomik konularda kadını yok sayarak tek başına karar vermek ekonomik şiddettir.1

1 GÖKALP, Özge Tuğçe, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Kadın ve Şiddet, 2014, İstanbul, s.10.

B- Kadının Durumuna Göre Ayırım

1- Aile İçi Şiddet

Aile içi şiddet kadına veya çocuğa yönelik gerçekleşebilir.Kadına yönelik olan aile içi şiddet, aile içinde meydana gelen fiziksel, psikolojik, ekonomik hasara sebebiyet veren her çeşit davranıştır.1

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.20.

2- Kadına Yönelik Şiddet

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2’nci maddesinde kadına karşı şiddet; “Kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve bu Kanunda şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranışı” şeklinde tanımlanmıştır.

Kadına yönelik şiddet, kadınların psikolojik, cinsel, fiziksel olarak zarar görmesine neden olan her türlü cinsiyete dayalı şiddeti ifade eder. Kadının medeni hali veya mesleği, şiddet mağduru olması konusunda değişikliğe sebep olmaz.1 Dünya Sağlık Örgütü’nün 2013’te yayınladığı rapora göre dünya çapında kadınların %35’i eşi veya birlikte yaşadığı kişinin fiziksel veya cinsel şiddetine ya da başka birinin cinsel şiddetine uğramaktadır. Dünya çapında kadın cinayetlerinin %38’i kadınların eşi veya birlikte yaşadığı kişi tarafından işlenmektedir.2

1 GÖKALP, Özge Tuğçe, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Kadın ve Şiddet, 2014, İstanbul, s.26.

2 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.19.

İkinci Bölüm; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Amacı, Kapsamı ve İşleyişi

I. Kanunun Amacı ve Kapsamı

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” hükmüne yer verilerek kanunun amacı düzenlenmiştir.

Kanun, devletin şiddeti önlemesini, şiddete uğrayanı korumasını ve şiddet uygulayan kişilerin tedbir kararı ile durdurulmasını ve rehabilite edilmesini amaçlamaktadır.1 Kanunun koruduğu en temel hak, yaşam hakkıdır.2

1 GÖKALP, Özge Tuğçe, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Kadın ve Şiddet, 2014, İstanbul, s.3.

2 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.88.

II. Kanunun Uygulanma Şartları

Kanunun uygulanması için şiddet türlerinin zarar vermesi aranmaz. Kanuna göre korumalardan faydalanmak için şiddete uğrama tehlikesinin varlığı yeterlidir. Acıyla sonuçlanmayan hareketler de şiddet kapsamında değerlendirilir.1 Amaç, kişi şiddete uğramadan olayı çözümlemek ve şiddete uğramasını engellemektir. Kanun’un uygulanabilmesi için mağdurun kadın, çocuk, aile fertlerinden birisi veya tek taraflı ısrarlı takip mağduru olması gerekir. Ayrıca bu kişilerin ihbar ya da şikayette bulunması gereklidir. 6284 Sayılı Kanun’un 2’nci maddesine göre uygulanması için tedbir kararlarını hakim, mülki amir veya kolluk kuvvetleri verebilir.2

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.80.

2 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.99.

III. Kanunun İşleyişi

6284 Sayılı Kanun 8 Mart 2012 tarihinde kabul edilmiş, 20 Mart 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun yürürlüğe girdikten on ay sonra kanuna ilişkin uygulama yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. 1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.96.

6284 Sayılı Kanun’un 7’nci maddesinde; “Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı hâlinde herkes bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilir. İhbarı alan kamu görevlileri bu Kanun kapsamındaki görevlerini gecikmeksizin yerine getirmek ve uygulanması gereken diğer tedbirlere ilişkin olarak yetkilileri haberdar etmekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. Şikayet mercileri kolluk, mülki amir, Cumhuriyet Başsavcılığı ve hakimdir. İhbar yazılı ya da sözlü olabilir. Tüm ihbar ve şikayetlerin tutanak altına alınması zorunludur. 1

1 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği 4’üncü madde ;

Kolluğun ihbar ya da şikayeti aldıktan sonra işlemlere başlamak ve bildirim yükümlülüğü vardır. Gecikmesinde sakınca bulunan hal varsa tedbir kararı alır ve onaylanmak üzere mülki amire ya da hakime sunar. Kolluğun karar vermeye yetkili olmadığı bir durum söz konusuysa, tedbirin türüne göre mülki amiri ya da aile mahkemesi hakimini bilgilendilendirme yükümlülüğü söz konusudur. Cumhuriyet Başsavcılığı da, kendisine yapılan başvuru neticesinde düzenlenen evrakı, ilgili tedbirin alınması için hakime ya da mülki amire gönderir. Kolluk kendisine yansıyan olayları ŞÖNİM’e bildireceği gibi, hakim ve mülki amir de aldıkları tedbir kararlarını ŞÖNİM’e bildirebilir. 1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.99-100.

6284 Sayılı Kanun’a göre tedbir kararı hem korunan kişiye hem de şiddet uygulayana tebliğ edilir. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 9’uncu maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa bildirilir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.104.

Üçüncü Bölüm; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’daki Koruma Tedbirleri

I. Tedbir Kararlarının Niteliği

Tedbir kararı, 6284 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde; “bu Kanun kapsamında, şiddet mağdurları ve şiddet uygulayanlar hakkında hâkim, kolluk görevlileri ve mülkî amirler tarafından, istem üzerine veya resen verilecek kararlar” olarak tanımlanmıştır. “6284 Sayılı Kanun’da düzenlenen tedbir kararları geçici hukuki koruma sağlama niteliğinde olan tedbirlerdir.”1 Tedbir kararlarının amacı kadın ve çocuklara yönelen şiddeti engellemek ve durdurmaktır.

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.99.

II. Tedbir Kararlarının Çeşitleri

Tedbir kararları, önleyici ve koruyucu tedbir kararları olmak üzere ikiye ayrılır. Koruyucu tedbir kararı, Uygulama Yönetmeliği’nin 3’üncü maddesinin k bendinde; “korunan kişi hakkında, aile hâkimi veya mülki amir yahut gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda kolluk amirince, olayın niteliği gözetilerek hükmedilecek tedbirlere ilişkin karar” olarak tanımlamıştır. Önleyici tedbir kararı ise Yönetmeliğin 3’üncü maddesinin p bendinde; “şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında, aile hâkimi veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde sadece belli tedbirler yönünden kolluk amirince olayın niteliği gözetilerek hükmedilecek tedbirler” olarak tanımlanmıştır. Koruyucu ve önleyici tedbir ayrımı tedbirin kim hakkında verildiğine göre değişmektedir. Koruyucu tedbir kararları, şiddet mağdurunu koruma altına almak amacıyla verilir. Önleyici tedbir kararları şiddet uygulayan hakkında verilmektedir.1

1 KAHRAMAN, Recep, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara, s.40.

A- Koruyucu Tedbir Kararları

1- Mülki Amir Tarafından Verilen Koruyucu Tedbir Kararları

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 3’üncü maddesinde düzenlenmiştir.

a. Kendisine ve Beraberindeki Çocuklara Uygun Barınma Yeri Sağlanması

Barınma yeri sağlanması Yönetmelik’in 7’nci maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddede; “Hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler, Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlerde; barınma yerlerinin yetersiz kaldığı hâllerde ise mülkî amirin, acele hâllerde kolluğun veya Bakanlığın talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde güvenli nakli sağlanıncaya kadar geçici olarak barındırılır. Korunan kişi varsa beraberindeki çocukları ile birlikte ŞÖNİM tarafından Bakanlığa bağlı veya Bakanlığın denetimi altında bulunan barınma yerlerine güvenli nakli sağlanıncaya kadar, bedeli ödenerek ve geçici barınmanın sağlandığı yer kolluğu tarafından kişinin güvenliği sağlanarak sosyal tesis, yurt ve benzeri yerlerde geçici olarak barındırılır. Barınma ve iaşe giderleri, ŞÖNİM tarafından ödenir. Korunan kişinin yerleştirildiği yere ilişkin bilgi ŞÖNİM’e bildirilir. ŞÖNİM kişinin talebini de dikkate alarak uygun ilk kabul birimi veya konukevi hizmeti verilecek yeri belirler ve korunan kişinin buraya yerleştirilmesini sağlar. Korunan kişi ve beraberindeki çocukların hayati tehlikesinin bulunması halinde konukevi, ilk kabul birimi veya diğer tesislere güvenli bir şekilde yerleştirilmesine kolluk tarafından refakat edilir. ŞÖNİM tarafından il içi ve il dışı nakillerde ulaşım için araç tahsis edilir ve ulaşım giderleri ile korunan kişinin zorunlu giderleri karşılanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Şiddet mağduru, mülki amirin veya kolluk amirinin kararı ile barınma yerlerine yerleştirilir. Kişi barınma yerinde kalmak istemezse aydınlatılmış rızası alınarak kalmak istediği yere ŞÖNİM tarafından ulaştırılır. Kişinin hayati tehlikesinin bulunması halinde kolluk refakati talep edilir. Hayati tehlike; bir kimsenin ölümle sonuçlanabilecek bir şiddet olayına maruz kalması ya da kalma ihtimalinin bulunmasıdır. Aydınlatılmış rıza ise korunan kişinin kendisi hakkında verilebilecek tedbir kararının anlayabileceği bir biçimde sebepleri, aşamaları ve sonuçları hakkında açıklama yapılarak bilgilendirilmesi ve özgür iradesi ile bu hususların tamamını anlayıp kabul ettiğine dair yazılı beyanıdır.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.123.

b. Geçici Maddi Yardım Yapılması

Mülki amir, şiddet mağduruna ekonomik yardım kararı verebilir. 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının otuzda birine kadar günlük ödeme yapılır. Korunan kişi eğer birden fazlaysa her kişi için bu tutarın yüzde yirmisi oranında ayrıca ödeme yapılır. Korunan kişilere barınma yeri sağlanırsa yardım miktarı yüzde elli oranında azaltılarak verilir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.124.

c. Psikolojik, Mesleki, Hukuki ve Sosyal Bakımdan Rehberlik ve Danışmanlık Hizmeti Verilmesi

Korunan kişiye, kişinin psikolojik ve sosyo-ekonomik durumu değerlendirilerek, hakları ve meslek edindirme kursları da dahil olmak üzere iş bulma ve benzeri konularda gelişmesi, uyum sağlaması ve karar vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazandırmak ve psikolojik destek sağlamak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği içerisinde ŞÖNİM’in koordinasyonunda gerekli hizmetler verilir. Korunan kişinin hukuki rehberliğe ihtiyacı varsa bu konuda da kendisine yardımcı olunur.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.124.

d. Geçici Koruma Altına Alınması

Mülki amir resen veya ilgililerin talebiyle şiddet mağdurunun hayati tehlikesi varsa geçici koruma altına alınmasına karar verebilir. Tedbirinin uygulanmasında şiddet mağdurunun yerleşim yeri kolluk birimi ya da tedbirin uygulanacağı yerdeki kolluk birimi görevlidir. Şiddet mağduru, gerektiğinde yirmi dört saat boyunca her türlü teknik cihaz ve donanımlarla, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi olan kişilerden gelebilecek tehlikelerden korunmak amacıyla kolluk tarafından geçici koruma altına alınır.1

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.113.

e. Çocukları için Kreş İmkanının Sağlanması

Mülki amir, şiddet olaylarında çocuklar için de koruyucu tedbir kararı verebilir. Bu tedbir kararı şiddet mağdurunun çalışma durumuna göre değişir. Korunan kişi çalışmıyorsa 4 aylık, çalışıyorsa 2 aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla kreş giderleri Bakanlık bütçesinden karşılanır.1

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.113.

f. Benzer Koruyucu Tedbirler

6284 Sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde mülki amir tarafından verilebilecek koruyucu tedbir kararları düzenlenirken aynı zamanda mülki amirin uygun gördüğü tedbir kararlarını da verebileceği düzenlenmiştir. Mülki amir tarafından verilecek bu tedbir kararları şiddet mağdurunun korunması için verilmelidir.1

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.114.

2- Kolluk Tarafından Verilen Koruyucu Tedbir Kararları

6284 Sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında mülki amir tarafından verilebilecek tedbir kararlarından bazılarının gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirleri tarafından da verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri, şiddet mağduruna ve çocuklarına uygun bir barınma yeri sağlanmasına, şiddet mağdurunun geçici olarak koruma altına alınmasına karar verebilir.1 Kanun’un 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırk sekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.” hükmüne yer verilmiştir.

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.115.

3- Hakim Tarafından Verilen Koruyucu Tedbir Kararları

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 4’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Aile Mahkemesi hakimi bu koruyucu tedbir kararlarını verebilir.

a. İşyerinin Değiştirilmesi

Şiddet mağduru çalışıyorsa, hakim mağdurun şiddetten korunması amacıyla iş yerinin değiştirilmesine karar verebilir. Şiddet mağdurunun mesleki hayatının etkilenmemesi, işveren veya iş arkadaşları ile sorunların yaşanmaması, işten çıkmaması ya da çıkarılmamasının önüne geçmek için bu tedbire hükmedilir. İşyerinin değiştirilmesi kararı, şiddet mağdurunun talebi ya da onayı olmazsa verilemez.1 Yönetmelik’in 13’üncü maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddede; “Hâkim tarafından, korunan kişinin tabî olduğu ilgili mevzuat hükümlerine göre, talebinin bulunması halinde veya onayı alınmak suretiyle işyerinin bulunduğu il içinde ya da il dışında değiştirilmesine karar verilebilir. Karar hâkim tarafından, korunan kişi bakımından en uygun koşullar göz önüne alınarak yerine getirilmek üzere korunan kişinin iş yerine tebliğ edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

1 KAHRAMAN, Recep, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara, s.72.

Anayasa Mahkemesi, şiddet mağdurunun işyerinin değiştirilmesini talep etmesine ve hayati tehlikesi olmasına rağmen hakimin bu tedbiri uygulamamasını ihlal olarak nitelendirmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında; “Olayda 6284 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 10. maddesinin (7) numaralı fıkrasında şiddet mağdurunun işyerinin tedbiren değiştirilebileceğine dair açık hükümler bulunmasına ve başvurucunun aile mahkemelerinin konuya dair emsal kararlarını sunmasına karşın İzmir 7. Aile Mahkemesince talebin idari mahiyette olduğu belirtilmek suretiyle reddedilmiş olduğu, boşandığı eşi tarafından başvurucuya yöneltilen davranışlar dikkate alındığında başvurucunun içinde bulunduğu ciddi can güvenliği risklerine dair hiç bir somut açıklama, değerlendirme ve gerekçe ortaya konulmadığı anlaşılmıştır. Buna göre karardaki gerekçelerin başvurucunun maddi ve manevi varlığının korunması hakkı bağlamında ilgili ve yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvurucunun can güvenliğinin tehlikede olduğunu somut temellere dayalı olarak açıklayarak önce çalıştığı kuruma daha sonra da yargı makamlarına iletmiş olmasına karşın, Millî Eğitim Bakanlığı ve İzmir 7. Aile Mahkemesinin şiddet mağduru başvurucuyu korumaya yönelik tedbirleri sağlama yönündeki pozitif yükümlülüklerine uygun hareket etmedikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucunun maddi ve manevi varlığının korunması hakkı kapsamında devlete ait pozitif yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirildiğinden söz edilemez.” hükmüne yer verilmiştir.1

1 Anayasa Mahkemesi, 2016/ 14613 Esas, 2016/14613 Sayılı Kararı, 17/07/2019.

b. Evli Olması Halinde Müşterek Yerleşim Yerinden Ayrı Yerleşim Yeri Belirlenmesi

Hakim, şiddet mağdurunun mağdurun korunması için evli olması durumunda ortak yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi tedbirine karar verebilir. Mağdurun, evliler arasında meydana gelen şiddetten korunması ve şiddet uygulayanın erişim alanından çıkartılması için şiddet mağduruna ayrı bir yerleşim yeri belirlenir. Bu tedbire karar verilebilmesi için, şiddet mağdurunun talebinin bulunması, resmi olarak evli olması ve eşlerin yerleşim yerlerinin ortak olması gerekir.1

1 KAHRAMAN, Recep, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara, s.75-76.

c. Tapu Kütüğüne Aile Konutu Şerhi Konulması

Şiddet mağdurunun talebi üzerine uygun şartlar söz konusuysa hakim, ailenin kullanımına özgülenmiş olan taşınmazın tapukayıtlarına, malik olmayan şiddet mağduru eş lehine aile konutu şerhi konulmasına karar verebilir. Taşınmazın aile konutu sayılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nda aranan şartlar gerçekleşmiş olmalıdır. Aile bireylerinin yaşamsal faaliyetlerinin odağı olan bir taşınmazın, eşlerden birinin borcu veya başka bir nedenle satılması ekonomik şiddettir. Taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konularak mülkiyet hakkı bulunmayan eşe aile konutu üzerinde söz hakkı tanınarak ekonomik şiddetten korunması amaçlanmıştır. 1

1 KAHRAMAN, Recep, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara, s.78-79.

d. 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu Hükümlerine Göre Kimlik ve İlgili Diğer Bilgi Belgelerin Değiştirilmesi

6284 Sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 16’ncı maddesinde; “Kimlik ve diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi tedbiri, hâkim tarafından, korunan kişinin hayati tehlikesinin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde, ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayanılarak Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre verilen tedbir kararıdır. Karar, İçişleri Bakanlığınca gereği yerine getirilmek üzere hâkim tarafından Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca bu karar İçişleri Bakanlığına ivedilikle gönderilir. Karar üzerine yapılan işlemin sonucu, İçişleri Bakanlığı tarafından Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.” hükmüne yer verilerek hakim tarafından kararın verileceği ve kararın nasıl yerine getirileceği düzenlenmiştir.

Bu tedbir sıkı şartlara bağlanmıştır. Öncelikle şiddet mağdurunun hayati tehlikesi olması gerekir. Daha hafif bir tedbirle, hayati tehlike bertaraf edilebilecek ise, nüfus kaydı ve diğer bilgi ile belgelerin değiştirilmesi tedbirine karar verilemez. Ayrıca şiddet mağdurunun nüfus kaydı ve diğer bilgi ile belgelerin değiştirilmesine karar verilebilmesi için bu konuda şiddet mağdurunun aydınlatılmış rızasının alınmış olması gerekir.1

1 KAHRAMAN, Recep, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara, s.84.

Anayasa Mahkemesi, geçici maddi yardımın aylar sonra ödenmesini ve kimlik bilgilerinin değiştirilmesinin önce reddedilip aylar sonra kabul edilmesi ve aksaklıktan dolayı yine değiştirilememesini ihlal olarak nitelendirmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında; “Başvurucu; kimlik bilgilerinin değiştirilmesi kararının zamanında uygulanmaması nedeniyle çocuklarıyla birlikte şiddet korkusu içinde yaşamak zorunda kaldıklarını, geçici maddi yardım yapılmasına ilişkin kararın geç uygulanması, kimlik bilgilerinin değiştirilmesi tedbirinin uygulanmasından sonra ilgili kayıtların gereği gibi düzenlenmemesi neticesinde iş bulamaması gibi nedenlerle ekonomik sıkıntılar yaşadığını, çocuklarıyla birlikte kurmaya çalıştıkları aile hayatının korunması yönünde devletin üzerine düşen pozitif yükümlülüklerini yerine getirmekte yetersiz kaldığını belirterek kötü muamele yasağı, özel hayat ve aile hayatının korunması hakkı, adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.Başvurucu ve oğlunun kimlik bilgilerinin değiştirilmesi yönünde verilen kararın, karar tarihinden yaklaşık on ay sonra uygulandığı anlaşılmaktadır. Anılan gecikme, karar tarihinde henüz Yönetmelik’in yürürlüğe girmemiş olması ile adli ve idari makamlar arasındaki koordinasyon ve organizasyon eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Başvurucuya ödenmesine karar verilen altı aylık süreli geçici maddi yardımın ise karar tarihinden yaklaşık dokuz ay sonra ödendiği anlaşılmaktadır. Geçici maddi yardım kararının uygulanmasında ise Mahkeme kararında tedbirin geçerlilik süresinin yer almaması ve ödenek beklenmesi nedenleriyle gecikme olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, başvurucu ve çocuklarının maddi ve manevi bütünlüklerinin korunması ile geçimlerinin sağlanması noktasında kamu makamları tarafından alınan tedbirlerin gerekli hız ve özende gerçekleştirilmediği, kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkı kapsamında devlete ait pozitif yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.” hükmüne yer verilmiştir.1

1 Anayasa Mahkemesi, 2014/ 546 Esas, 2014/546 Sayılı Kararı, 19/12/2017.

e. Benzer Koruyucu Tedbirler

6284 Sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine göre, hakim olayın özelliklerine göre, kanunda yazılı tedbir kararlarından başka bir tedbire karar verebilir. Hakim, başka bir tedbire ya da birden çok tedbire hükmedebilir, Hakim, mülki amirin vereceği tedbirlerden birine de karar verebilir. 1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.136-137.

B- Önleyici Tedbir Kararları

1- Hakim Tarafından Verilen Önleyici Tedbir Kararları

6284 Sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde önleyici tedbir kararlarını düzenlenmektedir. Önleyici tedbir kararlarını sadece hakim verebilir. Fakat bazılarına, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri de karar verebilir.

a. Şiddet Tehdidi, Hakaret, Aşağılama veya Küçük Düşürmeyi İçeren Söz ve Davranışlarda Bulunmaması

Mağdura yönelik söz ve davranışlarda bulunulmamasına yönelik tedbir kararı ile şiddet uygulayanın mağdura karşı şiddet tehdidi içeren sözler söylememesi, mağdura hakaret etmemesi, küçük düşürmemesi, aşağılamaması ihtar edilmektedir. Buradaki amaç, şiddet uygulayanın mağdura yönelik şiddet hareketlerini ve hakaretlerini tekrar etmemesidir. şiddet mağduru ile şiddet uygulayanın aynı evde yaşaması bu tedbirin verilmesi için değişiklik arz etmez. Hakim her türlü şiddette bu tedbire karar verebilir. Ayrıca başka tedbir kararlarıyla birlikte de bu tedbire karar verebilir.1

1 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.98.

b. Müşterek Konuttan veya Bulunduğu Yerden Derhal Uzaklaştırılması ve Müşterek Konutun Korunan Kişiye Tahsis Edilmesi

Hakim, şiddet uygulayanın mağdur ile yaşadıkları konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun mağdura tahsis edilmesine karar verilebilir. Bu tedbirin uygulanması için konutun mağdur ya da şiddet uygulayana ait olması, onlar tarafından kiralanması, aile konutu olması veya aile büyüklerinden birine ait olması fark etmez.1

1 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.99.

c. Korunan Kişilere, Bulundukları Konuta, Okula ve İşyerine Yaklaşmaması

Hakim, şiddet uygulayanın mağdurun konutuna, okuluna, işyerine veya olduğu harhangi bir yere yaklaşmamasına karar verebilir. Bu tedbir kararı herkes için verilebilir. Karar ile şiddet uygulayan, mağdurun bulunduğu ortamdan uzaklaştırılır ve mağdura şiddet uygulamasının önüne geçilir. Hakimin bu tedbir kararını verirken yaklaşılmayacak mesafeyi de belirtir. Eğer şiddet uygulayan belirtilen mesafeyi geçerse mahkeme kararına aykırı davranmış olacağından bu durumu tespit eden kolluk derhal ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına aykırılığı bildirir.1

1 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.100.

d. Çocuklarla İlgili Daha Önce Verilmiş Bir Kişisel İlişki Kurma Kararı Varsa, Kişisel İlişkinin Refakatçi Eşliğinde Yapılması, Sınırlanması ya da Kaldırılması

Yönetmelik’in 21’inci maddesinde; “Hâkim tarafından daha önce verilmiş, çocukla kişisel ilişki kurma kararı varsa kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına veya durumun özelliğine göre sınırlandırılmasına ya da tümüyle kaldırılmasına ilişkin karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tedbir kararıyla, anne ve babanın birbirlerinden intikam almak ya da birbirlerini incitmek amacıyla çocuğu kullanmaları veya şiddet uygulayanın çocukları kullanarak mağdura ulaşıp tekrar şiddet uygulanması engellenmektedir.

e. Korunan Kişinin Yakınlarına, Tanıklarına ve Çocuklarına Yaklaşmaması

Yönetmelik’in 22’nci maddesinde; “Hâkim tarafından gerekli görülmesi hâlinde, şiddet uygulayanın, şiddete uğramamış olsa bile korunan kişinin, yakınlarına, şiddetin tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmamasına ilişkin karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tedbir kararının verilebilmesi için korunan kişinin yakınlarının, çocuklarının ya da tanıklarının şiddete uğraması şart değildir. Şiddet tehlikesinin varlığı yeterlidir. Korunan kişinin veya erkeğin müşterek çocuklarıyla ilgili kişisel ilişki kurma halleri bu tedbirden saklıdır.1

1 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.102.

f. Şahsi Eşyalarına ve Ev Eşyalarına Zarar Vermemesi

Yönetmelik’in 22’nci maddesinde; “Hâkim tarafından, şiddet uygulayanın, korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesine yönelik karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. “Eşyanın tanımı yapılmamıştır ancak taraflar evli değilse şahsa özgülenmiş taşınır ve taşınmaz mallar, taraflar evli ise, mağdurun, kanundan ve sözleşmeden dolayı şahsi malı sayılanlar eşya olarak kabul edilmektedir. Şahsi eşyaların dışında ev eşyaları da karara konu olabilmektedir.” 1

1 ÇELİK BİLGİN, Gülaser, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli, s.103.

g. İletişim Araçlarıyla veya Sair Surette Rahatsız Etmemesi

Yönetmelik’in 24’üncü maddesinde; “Hâkim tarafından, şiddet mağdurunun korunması amacıyla, şiddet uygulayanın görsel, işitsel, yazılı, internet ve benzeri iletişim araçlarıyla ya da sair surette korunan kişiyi rahatsız etmemesine yönelik karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Elektronik posta, telefon, faks, mektup, cep telefonu mesajı ve biriyle haber yollama bu kapsamdadır. Bu tedbir ile her türlü iletişim değil, mağdurda rahatsızlık yaratan ve şiddete uygulamak amacı ile kurulan iletişimler engellenir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.148.

h. Silahları Kolluğa Teslim Etmesi

Yönetmelik’in 25’inci maddesinde; “Hâkim tarafından, şiddet mağdurunun korunması amacıyla şiddet uygulayana ait silâhların kolluğa teslimine ve tedbir süresinin sonuna kadar emanetine yönelik karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tedbir ile silahla verilecek zarar engellenmek istenmektedir. Şiddet uygulayanın suç olarak taşıdığı silahlara tedbir kararı olmaksızın kolluk el koymalıdır.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.149.

ı. Kamu Görevi Nedeniyle Zimmetinde Bulunan Silahı Teslim Etmesi

Yönetmelik’in 26’ncı maddesinde; “Hâkim tarafından, şiddet uygulayanın, silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesine yönelik karar verilebilir. Silahı teslim alan kurum amiri, karar süresinin sonuna veya tedbirin değiştirildiğine ya da kaldırıldığına dair yeni bir karar verilmedikçe birinci fıkra hükümlerine göre verilen tedbir kararını uygulamaya devam eder ve silahı hiçbir şekilde iade etmez. Silahın teslim alınması ve iadesi işlemleri kurum amiri, şiddet uygulayan ve bir tanık arasında imzalanan tutanak ile yerine getirilir.” hükmüne yer verilmiştir.

i. Korunan Kişilerin Bulundukları Yerlerde Alkol ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmaması ya da Bu Maddelerin Etkisinde İken Yaklaşmaması, Muayene ve Tedavisinin Sağlanması

Yönetmelik’in 27’nci maddesinde; “Hâkim tarafından, şiddet uygulayanın, korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanmasına yönelik karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile şiddet uygulanması arasında bir ilişkisi varsa o zaman bu tedbire karar verilir. Burada hakkında tedbir uygulananın sarhoş olması gerekmez, kararda işaret edilen maddeyi kullandığında ihlal gerçekleşmiş olur. Bu tedbire karar vermek için alkolün veya maddenin alışkanlık haline getirilmesi ve bu sebepten şiddet uygulanması gerekir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.151.

Şiddet uygulayanın, bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi olmasının sağlanması ile tedbirin kişi üzerindeki etkilerinin takibini ŞÖNİM yapar. ŞÖNİM bu kararın yerine getirilmesi sırasında kolluktan yardım isteyebilir. Genel sağlık sigortası kapsamında karşılanmayan rehabilitasyon hizmetlerine yönelik giderler Bakanlık bütçesinden karşılanır.1 Hakkında tedbir kararı verilen kişinin sağlık kuruluşunda tedaviyi reddetmesi halinde durum tutanakla tespit edilerek ivedilikle Cumhuriyet başsavcılığına ve ŞÖNİM’e bildirilir.

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.152.

j. Muayene ve Tedavi İçin Başvurması ve Tedavisinin Sağlanması

Yönetmelik’in 28’inci maddesinde; “Hâkim tarafından şiddet uygulayanın, şiddet eğilimine yol açan davranışlarını önlemek amacıyla, sağlık kuruluşuna muayene veya tedavisi için başvurması ve tedavisinin sağlanmasına yönelik karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. İllerde il halk sağlığı müdürlüğü, ilçelerde toplum sağlığı merkezi tedavisini sağlar. Bütçe yine Bakanlık tarafından karşılanır.

k. Çocuk Koruma Kanununda Yer Alan Tedbirlerin Uygulanması

Hakim, 6284 Sayılı Kanun ile birlikte Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verebilir. Şiddet mağdurları çocuksa Çocuk Koruma Kanunu’ndaki tedbirler uygulanabilir. Çocuk Koruma Kanunu’nun 7’nci maddesi koruyucu ve destekleyici tedbire karar verme yetkisini 6284 sayılı Kanun’la aile hakimine tanır. Çocuk Koruma Kanununda düzenlenen korucuyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasına yönelik danışmanlık, eğitim, bakım ve barınma konularında ilişkin tedbirlerdir. 1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.153.

l. Benzer Önleyici Tedbirler

Hâkim, kanunda sayılan önleyici tedbirler dışında somut olayın özelliklerine göre benzer koruyucu tedbirlere de hükmedebilir. Hakime tanınmış geniş bir takdir hakkı söz konusudur.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.153.

2- Kolluk Tarafından Verilen Önleyici Tedbir Kararları

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.” hükmüne yer verilmiştir. Bu bentlerde yer alan tedbirler; şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması, müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi, korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması, gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmamasıdır.

III. Tedbir Kararlarının Verilmesinde Usul ve Gizlilik

Tedbir kararının verilmesi süreci, kolluk veya savcılığa şiddet mağdurunun şikayeti veya üçüncü kişilerin ihbarı ile başlar. Daha sonra tedbir kararı verilebilmesi için ilgilinin talebi, Bakanlık, kolluk görevlileri, Cumhuriyet Savcısı veya ŞÖNİM’in talebi gerekir. Tedbir kararının türüne göre aile mahkemesi, mülki amir ya da kolluk birimi verir.1 Tedbirlerin veriliş süresi 6284 Sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Tedbir kararı ilk defasında en fazla altı ay için verilebilir. Fakat şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı durumlarda, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin istemi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.104.

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 8’inci maddesinin altıncı fıkrasında; “Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Gizlilik kararı verilmişse kayıtlar sadece elektronik ortamda saklanır.

Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre, kamu görevlileri şiddet mağduruyla ilgilenmez ve gerekli işlemleri yapmazsa, hakim tedbir kararını yetersiz bir şekilde verirse yaşam hakkı ihlal edilmiş sayılır. Anayasa Mahkemesi kararında; “Sonuç olarak kamu makamlarının ellerindeki hukuki/kurumsal altyapı ile desteklenmiş kamusal gücü 6284 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat gereği yaşamı koruma yükümlülüğü doğrultusunda etkili bir biçimde devreye soktuğu söylenemeyecektir. Bir başka ifadeyle kamu makamlarının S.E.nin korunmasına dair sonuç doğurmaya elverişli tedbirleri almak ve uygulamak konusunda yetersiz kaldığı açıktır.” hükmüne yer vermiştir.1

1 Anayasa Mahkemesi, 2017/ 32972 Esas, 2017/32972 Sayılı Kararı, 29.09.2021.

IV. Tedbir Kararlarının Uygulanması

Koruyucu tedbir kararları ile şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir. Yönetmelik’in 35’inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Tedbir kararları kararın niteliğine göre kamu kurum ve kuruluşları tarafından ŞÖNİM ile iş birliği içerisinde ivedilikle yerine getirilir” hükmüne yer verildiğinden ŞÖNİM’ler de görevlidir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.119.

Önleyici tedbir kararı verildikten sonra Cumhuriyet başsavcılığı tarafından görevli ve yetkili kolluğa gönderilir. Tedbir kararlarının yerine getirilip getirilmediği karar süresince kolluk tarafından kontrol edilir. Bu kontrolü kolluk korunan kişinin bulunduğu konut haftada en az bir kez ziyaret ederek, yakınları ile iletişim kurarak, komşuların bilgisine başvurarak, oturulan yerin muhtarından bilgi alarak, bulunduğu konutun çevresinde araştırma yaparak yerine getirir. Tedbir kararlarının alınması ve uygulanması için yapılan iş ve işlemlerin aşamaları ve sonucu hakkında ilgili kurum tarafından aynı gün en geç saat 16.00’a kadar ŞÖNİM’e bildirilir.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.120.

V. Tedbir Kararlarına İtiraz

Hakkında tedbir kararı verilen kişiler ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tedbir kararlarına itiraz edebilir. 6284 Sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinde; “6284 Sayılı Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. Hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.” hükmüne yer verilmiştir. Önleyici ve koruyucu tedbir kararlarına karşı itiraz kanun yolu açıktır. Hem hakim tarafından verilen tedbir kararları ve zorlama hapsi kararları hem de mülki amir tarafından verilen tedbir kararları itiraza tabidir. Kolluk amirinin verdiği tedbir kararlarına karşı doğrudan itiraz kanun yoluna başvurulamasa da kararları mülki amir veya hakim onaylarsa onların kararına karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir.1

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.157.

VI. Teknik Yöntemlerle Takip

6284 Sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemler kullanılabilir. Ancak, bu suretle, kişilerin ses ve görüntüleri dinlenemez, izlenemez ve kayda alınamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunda teknik yöntemlerle takibin Yönetmelik ile düzenleneceği söylenmesine rağmen, Yönetmelik’in 37’nci maddesinde de kanunla aynı şekilde düzenlenmiştir. Elektronik kelepçe, alarm, panik bilekliği ve mobil aparat ile teknik yöntemlerle takip yapılmaktadır.

Elektronik kelepçe fail bakımından uygulanır. Bu aparat GPS sayesinde şiddet uygulayanın mağdura öngörülen mesafeden fazla yaklaşması halinde kolluk tarafından bu durum tespit edilecek şiddet uygulayana müdahale edilmesini sağlar. Mağdur bakımından alarm, panik bilekliği ve mobil aparat uygulanmaktadır. Alarm, mağdurun konutuna ya da işyerine yerleştirilen ve sabit olan, şiddet uygulayanın mağdurun evine yaklaşması halinde polise haber vermekte ya da mağdur tarafından bir panik düğmesine basılınca aynı birimlere haber vermektedir. Panik bilekliği, mağdurunu bileğine takılan bir bileklik (kelepçe) ya da boynuna asılan GPS’li bir kolyedir. Mobil aparat, telefon görünümünde olan ve içindeki program sayesinde bir tuşa basılarak kolluk kuvvetlerine ulaşılıp şiddet mağdurunun yerini kolluk kuvvetlerine gönderen bir teknik yöntemle takip cihazıdır.1

1 ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul, s.105.

VII. Tedbir Kararına Aykırılık ve Sonuçları

Tedbir kararlarına aykırılığın tespit edilmesi halinde bu husus hakkında tutanak tutulur ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. 6284 Sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinde; “Tedbirin ihlali halinde, fiil başka bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla şiddet uygulayana üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanacaktır. Tedbir kararına aykırılığın her tekrarında, yine ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığına göre zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadar attırılabilecektir. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemeyecektir. Verilen karar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir ve Bakanlığın il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.” hükmüne yer verilmiştir. Zorlama hapsinin süresi ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığına göre hakim tarafından belirlenir.

Zorlama hapsine karşı tedbire aykırı davranan kişi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde itiraz edebilir. Yönetmelik’in 34’üncü maddesinde; “Hakim tarafından verilen tedbir kararlarına aykırılıktan dolayı verilen zorlama hapsi kararlarına karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde başka aile mahkemesinin bulunmaması halinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesinin aynı hakim olması durumunda ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gönderilir. Zorlama hapsi kararlarına karşı yapılan itirazı inceleyecek merci, itiraz talebinin kabulüne veya reddine, verilen kararın kaldırılmasına veya aynen devamına duruşma yapılmaksızın karar verebilir. Hakim gerekli görürse ilgilileri de dinleyebilir ve her şekilde karar bir hafta içinde verilmek zorundadır. İtiraz üzerine verilecek olan kararlar da kesindir” hükmüne yer verilmiştir.

VIII. Mali Hükümler

6284 Sayılı Kanun’da şiddet gören kişilere devlet tarafından mali olarak güvence sağlanması ve desteklenmeleri öngörülmüştür. Şiddet görenlerin şiddet uygulayana maddi yönden mecbur bırakılmaması ve ekonomik şiddetin engellenmesi amaçlanmıştır. Geçici maddi yardım yapılabilir, nafaka bağlanabilir, sağlık giderleri karşılanır ve harçlardan, masraflardan, vergilerden muaf olarak davaya katılabilirler. 1

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.141.

Geçici maddi yardım, 6284 Sayılı Kanun’un 17’nci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmesi hâlinde, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının otuzda birine kadar günlük ödeme yapılır. Korunan kişinin birden fazla olması hâlinde, ilave her bir kişi için bu tutarın yüzde yirmisi oranında ayrıca ödeme yapılır. Ancak, ödenecek tutar hiçbir şekilde belirlenen günlük ödeme tutarının bir buçuk katını geçemez. Korunan kişilere barınma yeri sağlanması hâlinde bu fıkrada belirlenen tutarlar yüzde elli oranında azaltılarak uygulanır. Bu ödemeler, Bakanlık bütçesine, geçici maddi yardımlar için konulan ödenekten karşılanır.” şeklinde anlatılmaktadır. Ödeme tutarı, ödemenin yapılacağı yer ile tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi hususu şiddet uygulayana tebliğ ve rücu edilir. Şiddet uygulayan, tebliğin yapıldığı tarihten sonra bir ay içerisinde ödemeyi yapmalıdır.1

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.142.

Nafaka, 6284 Sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre nafakaya karar verilmesi hâlinde, kararın bir örneği, resen nafaka alacaklısının veya borçlusunun yerleşim yeri icra müdürlüğüne gönderilir. Nafaka ödemekle yükümlü kılınan kişinin Sosyal Güvenlik Kurumu ile bağlantısı olması durumunda, korunan kişinin başvurusu aranmaksızın nafaka, ilgilinin aylık, maaş ya da ücretinden icra müdürlüğü tarafından tahsil edilir. İcra müdürlüklerinin nafakanın tahsili işlemlerine ilişkin posta giderleri Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü ödeneğinden karşılanır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Korunan kişinin sağlık giderleri, genel sağlık sigortası kapsamında karşılanır. 6284 Sayılı Kanun’un 19’uncu maddesinde kimlerin sağlık gideri karşılanacağı düzenlenmiştir. Önleyici tedbir kararı verilen kişinin aynı zamanda rehabilitasyonunun veya tedavi edilmesinin gerekli olduğuna karar verilmesi halinde, genel sağlık sigortası kapsamında karşılanmayan rehabilitasyon hizmetlerine yönelik giderler ile rehabilitasyon hizmetleri kapsamında verilmesi gereken diğer sağlık hizmetlerinin giderleri Bakanlık bütçesinden karşılanır.1

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.143.

6284 Sayılı Kanun’un 20’nci maddesinde bulunan şiddet mağdurunun davaya katılması durumunda verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama giderleri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında kendisinden masraf alınmaz.1

1 LEFKUR, Hilal, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul, s.144.

IX. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri olan ŞÖNİM, şiddeti önlemek, izlemek ve tedbirlerin etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla verilecek destek hizmetlerini yürütecek merkezler olarak kurulmuştur.1 6284 Sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde; “Bakanlık, gerekli uzman personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam edildiği, şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürüten, çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, şiddet önleme ve izleme merkezlerini kurar. Kurulan merkezlerde şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik izleme çalışmaları yapılır ve destek hizmetleri verilir.” şeklinde düzenlenmişlerdir.

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.161.

6284 Sayılı Kanun’un 15’inci maddesinde ŞÖNİM’in verdiği destek hizmetleri düzenlenmiştir. ŞÖNİM’lerde şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi olan kişiler ile şiddet uygulayan ya da uygulama tehlikesi olan kişilere hukuki ve psikolojik destek hizmetleri verilir. ŞÖNİM Hakkında Yönetmelik’in 12’nci maddesinin birinci fıkrasında, ŞÖNİM’de sunulan hizmetlerden ev içi şiddete maruz kalan yada böyle bir ihtimali olan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının yararlanabileceği düzenlenmiştir. Bu kişilerin ŞÖNİM’e nasıl başvuracağı Yönetmelik’in 13’üncü maddesinde; “a) Yetkili makam veya merci tarafından verilen koruyucu veya önleyici tedbir kararı, b) Hizmetlerden yararlanacak kişilerin bizzat başvurusu veya şikâyeti, c) Üçüncü kişilerin ihbarı doğrultusunda ulaşılan kişinin şikâyeti, ç) Cumhuriyet savcılığı, kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile sivil toplum kuruluşlarının bildirimi, d) Alo 183’e yapılan başvurular.” şeklinde düzenlenmiştir. Şiddet mağdurları, Kadın Acil Destek İhbar Sistemi (KADES) uygulaması ile de şiddet durumunda 155 Polis İmdat Acil Çağrı Merkezine ulaşarak, olay yerine en yakın güvenlik birimine haber verebilmektedir.1

1 TARKAN, Sema, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun, s.164.

Sonuç

Ülkemizde ataerkil toplum ve aile yapısından kaynaklı, şiddete uğrayan kadınların ve kadın cinayetlerinin sayısı maalesef ki oldukça yüksektir. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile kadınların yaşam haklarının korunması amaçlanmaktadır.

Kanunda şiddete uğrayan ve hayati tehlikesi bulunan kadınların, nereye müracaat etmesi gerektiği ve nasıl korunması gerektiği düzenlenmiştir. Şiddet mağdurları ŞÖNİM’e veya polise müracaat ederek koruma talep edebilir. Mahkeme veya mülki amirin kararlarıyla koruyucu veya önleyici tedbir kararlarına hükmedilerek şiddet mağdurunun korunması sağlanır. Mağdurlara maddi yardım yapılarak ekonomik olarak hayatlarına devam etmeleri sağlanırken ayrıca çeşitli psikolojik ve hukuki destek verilir. Bu tedbirlerin hızlıca uygulanması ve kamu görevlilerinin görevlerini ciddiye alarak yapmaları çok önemlidir. Çünkü kanunun ve tedbir kararlarının gerektiği gibi uygulanmaması sonucunda birçok kadın cinayetleri meydana gelebilmektedir.

Kaynakça

  • ÇELİK BİLGİN, Gülaser; 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasanın Kadını Şiddete Karşı Koruma Rejimi, 2019, Kocaeli
  • KAHRAMAN, Recep; 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da Öngörülen Tedbirler ve Bu Tedbirlere İlişkin Usul, 2019, Ankara
  • GÖKALP, Özge Tuğçe; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Kadın ve Şiddet, 2014, İstanbul
  • ÖZGÜL KALAFAT, Gökçesu; 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Tedbir Kararlarının Uygulanması, Eylül 2019, İstanbul
  • LEFKUR, Hilal; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, 2019, İstanbul
  • GÖKALP, Özge Tuğçe; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Kadın ve Şiddet, 2014, İstanbul
  • TARKAN, Sema; 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kapsamında Hakim Tarafından Verilen Tedbir Kararları, 2021, Samsun
  • TUNA, Oğuzhan; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Kapsamı ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar, 2021, Ankara
  • KAREEM, Ola Raheem; Türk Ceza Kanunda ve Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Işığında Kadına Yönelik Şiddet, 2020, Konya
  • TOPRAK, İbrahim, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Gelişim Süreci ve Getirdiği Yenilikler, 2020, Ankara
  • KAHVECİ, Ayşegül Dalkır; 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddeti Önlemedeki Rolü, 2019, Ankara

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.